
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Türkiye, Mısır, Ürdün, BAE, Katar, Endonezya ve Suudi Arabistan, İsrail'in Gazze'ye yönelik planlarını reddederek ortak bir diplomatik duruş sergiledi.
Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 ülke, İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı'na dayalı yol haritasını uygulama kararını sert bir dille eleştirdi. Bölgesel aktörlerin ortaklaşa yaptığı açıklamada, söz konusu planın Gazze'deki insani krizin çözümüne katkı sağlamayacağı ve kalıcı bir barış için gerekli temel şartları taşımadığı vurgulandı. Bu diplomatik girişim, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için atılan en geniş kapsamlı ortak adımlardan biri olarak kaydedildi.
İsrail tarafından gündeme getirilen yol haritası, bölgedeki taraflar arasında uzun süredir tartışma konusu olan statükonun korunmasına yönelik maddeler içeriyor. Ancak başta Türkiye olmak üzere diğer 7 ülke, bu planın Filistin halkının meşru haklarını göz ardı ettiğini ve bağımsız bir devlet kurma hedefini sekteye uğrattığını savunuyor. Özellikle Gazze'deki yıkımın ardından insani yardımların önünün açılması ve yeniden inşa sürecinin başlaması, bu ülkelerin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Açıklamada, uluslararası hukukun temel prensiplerinin korunması gerektiğine vurgu yapılırken, tek taraflı atılan adımların bölgesel barışa zarar verdiği belirtildi. Suudi Arabistan ve Mısır gibi bölgede ağırlığı olan ülkelerin Türkiye ile aynı safta yer alması, İsrail üzerindeki diplomatik baskının artabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, bu bloklaşmanın sadece bir kınama metni olmadığını, aynı zamanda gelecekteki müzakere süreçlerinde Filistin lehine bir baskı grubu oluşturma çabası olduğunu ifade ediyor.
Geçmişte de benzer planlar gündeme gelmiş ancak taraflar arasındaki güven eksikliği nedeniyle sonuçsuz kalmıştı. İsrail'in güvenlik odaklı yaklaşımları ile Filistin'in egemenlik talepleri arasındaki uçurum, her yeni planla daha da derinleşiyor. Bu 8 ülke, geçmişteki hatalardan ders çıkarılarak, doğrudan tarafların katılımıyla ve uluslararası meşruiyeti olan bir çözümün şart olduğunu savunuyor.
Bu ortak tepkinin, önümüzdeki dönemde Birleşmiş Milletler nezdinde yeni bir karara dönüşüp dönüşmeyeceği merak ediliyor. Eğer bu 8 ülke, diplomatik baskıyı ekonomik veya siyasi yaptırımlarla desteklerse, İsrail'in mevcut planlarını gözden geçirmesi zorunlu hale gelebilir. Uluslararası toplumun Gazze meselesindeki tutumu, bölgedeki diğer aktörlerin de stratejilerini yeniden belirlemesine neden olacaktır.
Sonuç olarak, Türkiye ve bölge ülkelerinin sergilediği bu ortak tavır, Gazze meselesinde bir çözüm arayışının hala canlı olduğunun göstergesidir. Diplomatik süreçlerin işletilmesi ve uluslararası hukukun öncelenmesi, bölgeye barışın gelmesi için yegane yoldur.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.