
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

ABD'de yapılan son anketler, İsrail'in politikalarına verilen halk desteğinde belirgin bir azalma olduğunu gösteriyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirilen güncel kamuoyu araştırmaları, İsrail’e yönelik geleneksel desteğin ciddi bir değişim geçirdiğini ortaya koyuyor. Özellikle genç nesiller ve farklı siyasi yelpazeler arasındaki görüş ayrılıkları, destek oranlarındaki düşüşün ana kaynağı olarak gösteriliyor. Bu durum, Washington’ın dış politika kararları üzerinde de baskı oluşturmaya başlayan bir toplumsal dönüşümü işaret ediyor.
Araştırma sonuçlarına göre, İsrail’in yürüttüğü askeri operasyonlara ve genel bölge politikalarına yönelik şüpheci yaklaşım artış gösterdi. Ankete katılanların önemli bir kısmı, insani maliyetler ve bölgesel istikrarın bozulması konusundaki endişelerini dile getiriyor. Genç seçmenler arasındaki destek kaybı, özellikle dijital platformlarda yayılan görsel içeriklerin ve bağımsız haber kaynaklarının etkisiyle daha belirgin hale geliyor.
ABD siyasetinde, İsrail’e verilen koşulsuz desteğin sorgulanması artık sadece marjinal grupların değil, ana akım siyasetin de bir parçası haline geldi. Özellikle Demokrat Parti tabanında yaşanan bu değişim, seçim dönemlerinde adayların dış politika söylemlerini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Kongre içerisindeki tartışmalar da, yardımların şartlı hale getirilmesi veya daha sıkı denetlenmesi gibi talepleri sıkça gündeme taşıyor.
Siyaset bilimciler, bu düşüşü sadece anlık olaylarla açıklamanın yetersiz olduğunu belirtiyor. Uzun yıllardır süregelen çatışmaların çözümsüz kalması, ABD halkı nezdinde 'yorgunluk' algısını tetikliyor. Ayrıca, sosyal medyanın sunduğu alternatif anlatılar, geleneksel medyanın İsrail yanlısı yayın politikasını dengeleyerek, kamuoyu algısının çeşitlenmesine katkı sağlıyor.
Tarihsel olarak ABD, İsrail’in en güçlü müttefiki olarak bilinse de, bu destek hiçbir zaman tek parça bir blok halinde olmamıştır. 1970'li ve 80'li yıllarda destek daha çok ideolojik bir temele dayanırken, günümüzde bu destek daha çok pragmatik ve stratejik bir güvenlik ortaklığı olarak tanımlanıyor. Ancak değişen demografik yapı ve küresel vicdan algısı, bu ilişkiyi yeniden tanımlamaya zorluyor.
Uzun vadede bu durum, ABD’nin Orta Doğu politikasında daha dikkatli bir denge politikası izlemesine yol açabilir. Kamuoyu desteğinin azalması, hükümetin dış yardım paketlerini onaylatırken daha fazla zorlanacağı anlamına geliyor. Bu durum, İsrail’in de kendi politikalarını müttefiklerinin değişen hassasiyetlerine göre revize etmesini zorunlu kılabilir.
Özetle, ABD’deki anket sonuçları, İsrail’e yönelik toplumsal mutabakatın zayıfladığını ve dış politika tercihlerinde yeni bir dönemin sinyallerini verdiğini gösteriyor. Halkın artan duyarlılığı, siyasi mekanizmalar üzerinde etkili olmaya devam edecek gibi görünüyor. Bu değişim, önümüzdeki yıllarda Washington-Tel Aviv hattındaki ilişkilerin doğasını önemli ölçüde etkileyebilir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.