
ABD Başkanı Trump'tan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na Destek
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, ABD Başkanı Donald Trump tarafından bölgesel istikrar için önemli bir adım olarak nitelendirildi.

ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçilerin Ortadoğu'daki askeri harcamaları gerekçe gösteren yeni planı, Başkan Trump'ın 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi hedefini zora sokuyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın iddialı 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi tasarısı, Temsilciler Meclisi içinde karşılaştığı yeni bir engelle karşı karşıya. Cumhuriyetçi kanadın kendi içerisinde geliştirdiği ve Ortadoğu’daki güncel operasyonların maliyetlerini önceliklendiren yeni bir bütçe stratejisi, mevcut savunma planının revize edilmesini gerektiriyor. Bu durum, başkent Washington’da bütçe tartışmalarını yeniden alevlendirirken, savunma sektöründeki projelerin finansmanı konusunda belirsizlikler yaratıyor.
Tasarının zora girmesinin ana nedeni, Ortadoğu'da devam eden askeri hareketliliğin getirdiği beklenmedik mali yüklerdir. Cumhuriyetçiler, mevcut savunma bütçesinin bu harcamaları karşılamakta yetersiz kalacağını savunarak, daha esnek ve operasyonel odaklı bir bütçe kaleminin oluşturulmasını talep ediyor. Bu durum, Trump'ın uzun vadeli savunma modernizasyonu ve stratejik savunma yatırımları için ayırdığı fonların, acil operasyonel harcamalara kaydırılması riskini doğuruyor.
Washington'daki siyasi iklim, savunma bütçesi gibi kritik konularda bile derin görüş ayrılıklarına sahne oluyor. Trump yönetimi, bütçenin bütünlüğünü korumaya çalışırken, yasama organındaki kanun yapıcılar yerel seçimler ve bölgesel krizlerin etkileri arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Uzmanlar, bu tür bütçe krizlerinin Pentagon'un planlanan modernizasyon projelerini 6 ile 12 ay arasında geciktirebileceği uyarısında bulunuyor.
ABD tarihinde benzer bütçe krizleri, genellikle 'hükümetin kapanması' veya 'otomatik kesintiler' (sequestration) gibi sonuçlara yol açmıştır. Özellikle 2010'lu yılların başında yaşanan savunma bütçesi kesintileri, askeri hazırlık seviyesinde ciddi düşüşlere neden olmuştu. Bugünün şartlarında ise, küresel güç rekabetinin yoğunlaştığı bir dönemde, bu tür bir bütçe çıkmazı sadece finansal değil, aynı zamanda jeopolitik bir zafiyet olarak algılanma riski taşıyor.
Savunma sanayi şirketleri, uzun vadeli devlet sözleşmelerinin finansmanındaki bu belirsizlikten doğrudan etkileniyor. Bütçenin onaylanmaması veya sürekli revize edilmesi, tedarik zincirlerinde aksamalara ve projelerin maliyetlerinin artmasına sebebiyet veriyor. Yatırımcılar, bütçe görüşmelerinden çıkacak nihai kararı beklerken, savunma hisselerinde de dalgalanmalar gözlemleniyor.
Eğer bütçe tasarısı üzerinde bir mutabakat sağlanamazsa, Trump yönetimi bütçeyi parçalı bir şekilde onaylatmak zorunda kalabilir. Bu durum, stratejik bir bütünlükten ziyade geçici çözümlerin üretilmesine neden olacaktır. Uzun vadede ise ABD'nin küresel askeri liderliğini sürdürebilmesi için bütçe disiplini ile operasyonel esneklik arasında sağlıklı bir dengenin kurulması şart görünüyor.
1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi, sadece bir rakamdan ibaret değil; ABD'nin önümüzdeki on yıldaki savunma vizyonunu temsil ediyor. Temsilciler Meclisi'ndeki mevcut tıkanıklık, siyasi uzlaşının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Önümüzdeki günlerde yapılacak görüşmeler, hem ABD'nin Ortadoğu'daki rolünü hem de ülkenin genel savunma kapasitesini şekillendirecek önemli kararlara gebe.
Yükleniyor...

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, ABD Başkanı Donald Trump tarafından bölgesel istikrar için önemli bir adım olarak nitelendirildi.

İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki Messina Bölge Müzesi'nde büyük bir sanat hırsızlığı yaşandı. Rönesans döneminin önemli isimlerinden Antonello da Messina'ya ait dört değerli eser kimliği belirsiz kişilerce çalındı.

Ukrayna, savaşın başından bu yana gerçekleştirdiği en büyük hava saldırılarından birini Rusya topraklarına düzenledi. Yüzlerce İHA'nın kullanıldığı saldırıda 6 kişi hayatını kaybetti.

ABD ve İran arasındaki gerilim sürerken, Neçirvan Barzani'nin Beyaz Saray ile İran Devrim Muhafızları arasında gizli bir iletişim kanalı kurulmasına aracılık ettiği öne sürüldü.