
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Hürmüz Boğazı'nda yaşanan bir ticari gemi saldırısının ardından ABD, İran'a yönelik üçüncü saldırı dalgasını başlattığını duyurdu. Bölge ülkeleri de İran'ın füze ve İHA saldırılarıyla karşı karşıya kaldıklarını bildirdi.
Ortadoğu'da uzun süredir devam eden ABD-İran gerilimi, son günlerde gerçekleştirilen karşılıklı saldırılarla yeni ve kritik bir aşamaya girdi. Hürmüz Boğazı'nda bir ticari gemiye düzenlenen saldırının ardından ABD yönetimi, İran'a yönelik üçüncü bir operasyonel saldırı dalgası başlatıldığını kamuoyuna duyurdu. Bu hamle, bölgedeki askeri hareketliliği en üst seviyeye çıkarırken, küresel enerji piyasalarında da endişeye neden oldu.
Sadece ABD değil, bölgedeki diğer ülkeler de güvenlik tehdidi altında olduklarını rapor ediyor. Kuveyt, Bahreyn, Ürdün, Katar, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden gelen açıklamalar, İran destekli füze ve kamikaze İHA saldırılarının topraklarını hedef aldığı yönünde. Bu durum, çatışmanın sadece ABD ve İran arasında sınırlı kalmadığını, tüm körfez ülkelerini içine alan bölgesel bir savaşa dönüşme riskini taşıdığını gösteriyor.
Hürmüz Boğazı'nın dünya petrol trafiği için taşıdığı hayati önem, mevcut gerilimin neden bu kadar ciddiye alındığını açıklıyor. ABD ve müttefikleri, deniz güvenliğinin sağlanması adına bölgedeki varlıklarını artırırken, İran'ın bu stratejik noktayı bir baskı aracı olarak kullanması gerilimin temel motivasyonunu oluşturuyor. Uluslararası denizcilik örgütleri, bölgeden geçiş yapacak gemiler için güvenlik uyarılarını en üst seviyeye çekti.
ABD ve İran arasındaki ilişkiler, 1979 devriminden bu yana çeşitli krizlerle şekillendi. Nükleer anlaşmalardan çekilmeler, yaptırımlar ve ardından gelen vekil savaşları, iki ülke arasındaki güvensizlik ortamını derinleştirdi. Geçmişte yaşanan benzer gerilimler genellikle diplomatik kanallardan soğutulmaya çalışılsa da, bu kez yaşanan doğrudan saldırıların ölçeği, diplomatik çözüm arayışlarını zorlaştırıyor.
Analistler, mevcut saldırıların bir 'topyekün savaş' yerine, sınırlı ve hedef odaklı bir güç gösterisi olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor. Ancak, tarafların bir 'yanlış hesaplama' yapması durumunda bölgedeki askeri dengelerin hızla değişebileceği konusunda uyarıyorlar. Önümüzdeki günlerde tarafların atacağı adımlar, bölgesel barışın yeniden tesis edilip edilmeyeceğini belirleyecek.
Özetle, ABD ve İran arasındaki gerilim, sadece iki ülkeyi değil, tüm bölgenin sosyo-ekonomik yapısını tehdit eden bir sürece evrildi. Karşılıklı saldırıların devam etmesi, hem insani hem de ekonomik anlamda telafisi güç zararlara yol açma potansiyeli taşıyor. Uluslararası toplumun, tarafları masaya oturtmak için daha aktif bir arabuluculuk rolü üstlenmesi gerektiği görülüyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.