
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

ABD Merkez Komutanlığı, İran hedeflerine yönelik hava operasyonlarının dokuzuncu gecesinde de devam ettiğini duyurdu. Bölgedeki askeri hareketlilik, Irak ve Ürdün'deki kayıpların ardından yeni bir boyuta taşındı.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, İran'a yönelik başlatılan askeri operasyonlar dokuzuncu gününe girerken hız kesmeden devam ediyor. Bölgedeki tansiyon, özellikle Ürdün ve Irak'ta hayatını kaybeden Amerikan askerlerinin ardından tırmanışa geçti. Stratejik öneme sahip bölgelere yönelik gerçekleştirilen bu hava saldırıları, Orta Doğu'daki güvenlik mimarisini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.
Pentagon kaynaklarından edinilen bilgilere göre, operasyonlar sadece sınır bölgeleriyle sınırlı kalmayıp İran'ın iç kesimlerindeki lojistik ve askeri tesisleri de kapsayacak şekilde genişletildi. Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz trafiğini koruma gerekçesiyle başlatılan harekat, artık doğrudan İran topraklarındaki savunma sistemlerini hedef alıyor. Bölgedeki askeri analistler, bu durumun sınırlı bir misilleme operasyonundan çok daha geniş bir stratejik angajmana dönüştüğünü ifade ediyor.
İran yönetimi, ABD'nin hava saldırılarına karşılık olarak Körfez ülkelerindeki stratejik enerji tesislerini ve askeri üsleri hedef alarak yanıt verdi. Bu karşılıklı hamleler, enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açarken, bölgedeki diplomatik kanalların neredeyse tamamen kapandığı gözlemleniyor. Tarafların askeri doktrinleri, caydırıcılık üzerinden birbirlerini baskı altında tutmaya çalışırken, sivillerin güvenliği ve bölgesel istikrar üzerindeki riskler her geçen saat artıyor.
Orta Doğu'daki bu gerilim, uzun yıllardır süregelen vekiller üzerinden yürütülen savaşın doğrudan bir çatışmaya evrilmiş hali olarak değerlendiriliyor. Geçmişte yaşanan benzer krizler, genellikle diplomatik arabuluculukla yatıştırılmaya çalışılmıştı; ancak bu kez tarafların geri adım atmaya yönelik isteksizliği durumu içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. Özellikle Irak ve Suriye hattındaki Amerikan varlığı ile İran destekli grupların faaliyetleri, bölgedeki çatışma potansiyelini sürekli olarak canlı tutan temel faktörler arasında yer alıyor.
Uzmanlar, operasyonların bu tempoda devam etmesi durumunda çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme riskinin oldukça yüksek olduğunu vurguluyor. Küresel enerji fiyatları ve lojistik koridorların güvenliği, önümüzdeki günler için en büyük soru işareti olmaya devam ediyor. Uluslararası toplumun bu krizi durdurmak için atacağı adımlar, bölgenin önümüzdeki on yılını belirleyecek kritik bir eşikte bulunuyor.
Dokuzuncu gününü geride bırakan operasyonlar, ABD ve İran arasındaki ilişkilerin hiç olmadığı kadar kırılgan olduğunu kanıtlıyor. Tarafların askeri hamleleri, masadaki diplomatik seçeneklerin tükendiğine dair güçlü sinyaller veriyor. Önümüzdeki süreçte çatışmanın seyrini, sahadaki askeri üstünlük çabası ile uluslararası baskı mekanizmalarının etkinliği belirleyecek.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.