
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İsrail basını, Washington yönetiminin Başbakan Netanyahu'nun ziyareti öncesinde Batı Şeria'daki şiddet olaylarının durdurulması için baskı yapmaya hazırlandığını öne sürdü.
İsrail basını tarafından gündeme getirilen iddialara göre, ABD yönetimi Başbakan Binyamin Netanyahu’nun önümüzdeki hafta gerçekleştireceği Washington ziyareti öncesinde kritik bir hazırlık içerisinde. Beyaz Saray’ın, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik artan şiddet olayları ve İsrailli yerleşimcilerin toprak gaspları konusunda Tel Aviv’e resmi bir uyarı paketi sunacağı belirtiliyor. Bu hamle, Washington’un bölgedeki gerilimi düşürme ve daha geniş çaplı bir çatışmayı önleme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Bölgedeki güvenlik durumu, son aylarda İsrailli yerleşimcilerin Filistinli sivillere yönelik saldırıları ve ordu operasyonlarının sıklaşmasıyla ciddi bir kırılma noktasına geldi. Uluslararası gözlemciler, Batı Şeria'nın Gazze'deki çatışmalardan bağımsız olarak kendi içinde bir barut fıçısına dönüştüğü konusunda uyarılarını yineliyor. ABD’nin bu talebi, İsrail hükümetindeki aşırı sağcı kanadın politikalarıyla doğrudan bir çatışma potansiyeli taşıyor. Yerleşimci şiddetinin kontrol altına alınamaması, bölgedeki insani durumu daha da ağırlaştırırken İsrail üzerindeki diplomatik izolasyonu da körüklüyor.
İsrail’in mevcut hükümet koalisyonu, Batı Şeria’daki yerleşim yerlerinin genişletilmesini destekleyen ve güvenlik politikalarında oldukça sert bir tutum sergileyen isimlerden oluşuyor. Netanyahu’nun Washington ziyaretinde bu baskılarla nasıl bir denge kuracağı, İsrail siyasetinin geleceği açısından belirleyici olacak. ABD’nin daha önce de benzer taleplerde bulunduğu ancak İsrail tarafından bu taleplerin büyük ölçüde karşılıksız bırakıldığı biliniyor. Washington'un bu kez 'resmi bir talep' ile masaya gelmesi, Biden yönetiminin bölgeye yönelik politikasında bir vites yükseltme çabası olarak okunuyor.
Uluslararası toplum, Batı Şeria'daki yerleşim birimlerini uluslararası hukuka göre yasadışı olarak kabul ediyor ve şiddet olaylarının durdurulması için İsrail’e sürekli çağrıda bulunuyor. Birleşmiş Milletler raporları, yerleşimci şiddetinin sistematik bir hal aldığını ve yerel Filistin halkının yaşam alanlarının giderek daraldığını defalarca vurguladı. Bu durum, sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda gelecekteki olası bir barış sürecinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Bölgesel istikrarın sağlanması için Batı Şeria'daki bu şiddet döngüsünün kırılması, uzmanlara göre acil bir zorunluluk arz ediyor.
Netanyahu'nun ziyareti sonrasında İsrail’in Batı Şeria’daki operasyonel stratejisinde bir değişiklik olup olmayacağı, ABD-İsrail ilişkilerinin seyrini belirleyebilir. Eğer İsrail yönetimi bu talepleri görmezden gelmeye devam ederse, ABD’nin yaptırım seçeneklerini değerlendirmeye alabileceği veya uluslararası platformlardaki desteğini kısıtlayabileceği konuşuluyor. Önümüzdeki günlerde yapılacak görüşmeler, bölgedeki güvenlik mimarisinin yeniden şekillenip şekillenmeyeceğine dair önemli ipuçları verecek.
Sonuç olarak, Washington'un Batı Şeria konusundaki bu çıkışı, İsrail üzerindeki uluslararası baskının arttığını gösteren önemli bir gösterge. Gözler şimdi Washington'da yapılacak görüşmelerde ve Netanyahu'nun bu taleplere vereceği yanıtta olacak.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.