
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda standart altının kilogram fiyatı, haftayı 6 milyon 20 bin lira düzeyinden tamamladı.
Küresel piyasalardaki belirsizlikler ve yerel ekonomik verilerin etkisiyle Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) hareketli bir hafta geride kaldı. Haftanın son işlem gününde standart altının kilogram fiyatı, bir önceki kapanışa göre düşüş kaydederek 6 milyon 20 bin lira seviyesine geriledi. Yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altın, bu hafta içerisinde gösterdiği dalgalı seyirle dikkatleri üzerine çekti. Piyasa uzmanları, bu düşüşün hem küresel bazdaki dolar endeksi hareketlerinden hem de içerideki arz-talep dengesinden kaynaklandığını belirtiyor.
Haftalık bazda yaşanan bu fiyat değişikliği, yatırımcıların risk iştahındaki değişimlerle doğrudan bağlantılı. Ons altın fiyatındaki uluslararası dalgalanmalar, Borsa İstanbul'daki işlemlere de anlık olarak yansıyor. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikalarına yönelik beklentiler ve jeopolitik gelişmeler, altının ons fiyatı üzerinde baskı kurmaya devam ediyor. Bu durum, Borsa İstanbul'daki altın fiyatlarının hem küresel ons fiyatına hem de kur hareketlerine göre şekillenmesine neden oluyor.
Altın, uzun yıllardır Türk yatırımcısı için geleneksel bir koruma aracı işlevi görüyor. Ancak son dönemde altın fiyatlarında yaşanan bu tür geri çekilmeler, kısa vadeli yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratırken, uzun vadeli biriktirenler için piyasanın genel eğilimini takip etme gerekliliğini ortaya koyuyor. Piyasa analistleri, altının kilogram fiyatındaki 6 milyon lira bandının psikolojik bir seviye olduğunu, bu seviyenin altında veya üstünde oluşacak kalıcı hareketlerin önümüzdeki haftanın yönünü belirleyeceğini ifade ediyor.
Altın piyasası, geçmişten bu yana ekonomik kriz dönemlerinde ve yüksek enflasyon ortamlarında en çok tercih edilen yatırım aracı olma özelliğini korudu. Tarihsel veriler incelendiğinde, altının belirli dönemlerdeki bu tür düzeltme hareketlerinin, piyasanın kendi kendini dengeleme süreci olduğu görülmektedir. Önceki yıllarda benzer düşüşlerin ardından gelen toparlanma süreçleri, altının orta ve uzun vadede değer koruma kabiliyetini kanıtlar nitelikte. Yatırımcılar, bu tür düşüşleri genellikle portföy çeşitlendirmesi için bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının seyri, küresel çapta açıklanacak enflasyon verileri ve merkez bankalarının para politikası kararlarına bağlı kalmaya devam edecek. Eğer küresel piyasalarda ekonomik yavaşlama sinyalleri artarsa, altının tekrar yükseliş trendine girmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Uzmanlar, yatırımcıların kısa vadeli dalgalanmalara karşı temkinli olmalarını ve küresel makroekonomik gelişmeleri yakından takip etmelerini öneriyor. Altın, önümüzdeki çeyreklerde de portföylerin vazgeçilmez bir parçası olmaya aday görünüyor.
Sonuç olarak, Borsa İstanbul'da altının haftayı 6 milyon 20 bin lira seviyesinde kapatması, piyasadaki mevcut kararsızlığın bir yansıması olarak okunabilir. Yatırımcılar için önemli olan, bu tür kısa süreli düşüşlerin genel trendi değiştirip değiştirmediğini izlemek olacaktır. Altın, değer saklama aracı olarak önemini korurken, piyasalardaki oynaklık yerini daha stabil bir seyre bırakana kadar gözler merkez bankalarının açıklamalarında olacak.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.