
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Ankara'nın ev sahipliğinde düzenlenecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, küresel güvenlik mimarisinin geleceği açısından kritik bir dönemeçte gerçekleşiyor. Zirveye katılım sağlayacak ülkeler ve ittifakın mevcut genişleme süreci gündemdeki yerini koruyor.
Ankara, önümüzdeki günlerde uluslararası diplomasinin en önemli etkinliklerinden birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, İttifak'ın küresel güvenlik mimarisindeki rolünü pekiştirmek ve yeni dönem stratejilerini belirlemek amacıyla Türkiye'nin başkentinde toplanacak. Bu kritik zirve, özellikle bölgesel çatışmaların arttığı ve savunma iş birliklerinin önem kazandığı bir süreçte gerçekleşmesiyle dikkat çekiyor.
NATO, 1949 yılında 12 kurucu üye ile başladığı yolculuğunda bugün toplam 32 üye ülkeye ulaşmış durumdadır. İttifakın kapıları, Washington Antlaşması'nın 10. maddesi uyarınca, Avrupa-Atlantik güvenliğine katkıda bulunabilecek ve demokratik değerleri benimseyen tüm Avrupa ülkelerine açıktır. Özellikle son yıllarda İsveç ve Finlandiya'nın katılımıyla genişleyen NATO, kuzey kanadındaki stratejik varlığını önemli ölçüde güçlendirmiştir. Ankara'daki zirveye, üye ülkelerin tümünün devlet ve hükümet başkanları düzeyinde katılım sağlaması beklenirken, ortaklık programları kapsamında bazı stratejik partner ülkelerin temsilcileri de görüşmelere dahil olacak.
Zirvenin ana gündem maddeleri arasında caydırıcılık kapasitesinin artırılması, siber güvenlik tehditleri ve İttifak'ın güneydoğu kanadındaki güvenlik riskleri yer alıyor. NATO liderleri, özellikle 2026 yılı ve sonrası için öngörülen savunma harcamaları hedeflerini gözden geçirecek. Türkiye, sahip olduğu güçlü ordu yapısı ve stratejik coğrafi konumuyla İttifak'ın en önemli askeri güçlerinden biri olmayı sürdürüyor. Zirve sırasında yapılacak oturumlar, değişen dünya düzeninde NATO'nun nasıl bir tutum sergileyeceğine dair önemli kararların alınacağı bir platform sunacak.
NATO zirveleri, İttifak'ın politik yönünü belirleyen en üst düzey karar organlarıdır. Geçmiş zirvelerde alınan Madrid ve Vilnius kararları, NATO'nun doğu kanadındaki savunma hattını güçlendirme noktasında tarihi bir dönüm noktası olmuştu. Türkiye ise, hem bir NATO üyesi hem de bölgesel bir aktör olarak, bu toplantılarda her zaman dengeleyici ve yapıcı bir rol üstlenmiştir. Ankara'da düzenlenecek bu zirve, Türkiye'nin İttifak içindeki ağırlığını bir kez daha kanıtlaması açısından sembolik bir öneme de sahiptir.
Gelecek dönemde NATO'nun, hibrit savaş yöntemlerine karşı daha çevik ve teknolojik olarak donanımlı bir yapıya bürünmesi bekleniyor. Ankara Zirvesi'nden çıkacak sonuç bildirgesi, sadece askeri değil, aynı zamanda diplomatik bir yol haritası niteliği taşıyacak. İttifakın gelecek on yıldaki vizyonunu belirleyecek olan bu kararlar, küresel istikrarın korunması noktasında kritik bir rol oynayacak.
Sonuç olarak, Ankara'nın ev sahipliği yapacağı bu zirve, hem Türkiye'nin uluslararası arenadaki prestijini artıracak hem de NATO'nun küresel güvenlikteki yerini tazeleyecektir. Tüm gözler, liderlerin yapacağı açıklamalara ve ortak güvenlik stratejilerine çevrilmiş durumda. Ankara, dünyanın en önemli askeri ittifakını ağırlayarak bölgesel diplomasinin merkezi haline geliyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.