
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, şirketin yüksek seri üretim kapasitesi sayesinde en karmaşık hava savunma sistemlerini dahi kısa sürede teslim edebileceklerini belirtti. Akyol, Türkiye'nin savunma sanayiindeki bu hızının Avrupa genelinde dikkat çekici bir seviyeye ulaştığını vurguladı.
Türk savunma sanayiinin lokomotif kuruluşu ASELSAN, küresel pazardaki etkinliğini artırmaya devam ediyor. Şirket Genel Müdürü Ahmet Akyol, Ankara’da yaptığı değerlendirmelerde, özellikle hava savunma sistemleri alanında ulaşılan seri üretim kapasitesinin Avrupa’daki pek çok savunma şirketinden ayrıştığını ifade etti. Akyol, Türkiye'nin teknolojik bağımsızlık hedefleri doğrultusunda attığı adımların, üretim süreçlerindeki çeviklikle desteklendiğinin altını çizdi.
Akyol, ASELSAN’ın üretim takvimine ilişkin çarpıcı bir veriyi kamuoyuyla paylaştı. En karmaşık radar ve hava savunma sistemlerinin dahi sipariş verildiği andan itibaren, tüm müttefik ülkelere iki yıl gibi kısa bir sürede teslim edilebileceğini belirtti. Bu hız, savunma sektöründe 'teslimat süresi'nin en kritik rekabet unsurlarından biri olduğu günümüzde, Türkiye’yi tedarik zincirinde stratejik bir noktaya taşıyor.
ASELSAN’ın başarısının sadece süratle sınırlı olmadığını belirten Akyol, şirketin Ar-Ge gücünün seri üretim hatlarıyla entegre çalışmasının bu sonucu doğurduğunu söyledi. Yıllardır süregelen teknolojik derinlik, artık seri üretim bantlarında yüksek adetli çıktılara dönüşüyor. Bu durum, sadece Türkiye'nin değil, müttefik ülkelerin de ihtiyaçlarının karşılanmasında ASELSAN'ı güvenilir bir çözüm ortağı haline getiriyor.
Savunma sanayii analistlerine göre, küresel ölçekte yaşanan tedarik zinciri krizleri ve artan güvenlik tehditleri, ülkeleri daha hızlı teslimat yapabilen üreticilere yönlendiriyor. ASELSAN’ın bu proaktif yaklaşımı, Avrupa savunma pazarında ciddi bir karşılık buluyor. Özellikle hava savunma sistemleri gibi kritik teknolojilerde süreklilik arz eden üretim, şirketin ihracat potansiyelini de destekliyor.
Türkiye, son yirmi yılda savunma sanayiinde yerlilik oranını yüzde 20'lerden yüzde 80'lerin üzerine taşıyarak büyük bir dönüşüm gerçekleştirdi. ASELSAN, bu süreçte sadece bir teknoloji geliştiricisi değil, aynı zamanda seri üretim kabiliyetini de bir üst seviyeye taşıyan bir sanayi devine dönüştü. Geçmişte dışa bağımlı olunan pek çok radar ve elektronik harp sistemi, bugün tamamen yerli imkanlarla tasarlanıp üretiliyor.
Önümüzdeki süreçte ASELSAN’ın uluslararası iş birliklerini daha da genişletmesi bekleniyor. Özellikle NATO ve diğer müttefik ülkelerle yürütülen projeler, şirketin küresel savunma ekosistemindeki ağırlığını artıracak. Teslimat hızındaki bu kararlılık, Türkiye’nin savunma ihracatındaki rekorlarının devam edeceğine dair önemli bir sinyal olarak okunuyor.
Özetle ASELSAN, sadece teknolojik ürünler geliştirmekle kalmıyor, bu ürünleri dünya standartlarında bir hızla sahaya sürebilecek bir üretim disiplini de sergiliyor. Akyol’un açıklamaları, Türk savunma sanayiinin artık sadece yerel ihtiyaçları karşılayan değil, küresel ölçekte oyun kurucu bir aktör haline geldiğini kanıtlıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.