
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

ASELSAN, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yeşil Dönüşüm Programı kapsamında “Yeşil Dönüşüm Merkezi Belgesi” almaya hak kazandı. Şirket, üretim süreçlerinde karbon ayak izini azaltmayı ve sürdürülebilir enerjiye geçişi hedefliyor.
Türkiye’nin savunma sanayii devi ASELSAN, sadece teknolojik yeniliklerle değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik hedefleriyle de dikkat çekiyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Yeşil Dönüşüm Programı çerçevesinde, şirket “Yeşil Dönüşüm Merkezi Belgesi” almaya hak kazandı. Bu belge, ASELSAN’ın üretim tesislerinde enerji verimliliğini artırma, kaynak tüketimini optimize etme ve çevresel etkileri en aza indirme konusundaki kararlılığını tescilliyor. Şirket, bu adımla savunma sanayii sektöründeki diğer kuruluşlara da örnek teşkil etmeyi hedefliyor.
Yeşil Dönüşüm Programı, sanayi tesislerinin karbon emisyonlarını azaltarak daha temiz ve çevre dostu üretim modellerine geçişini teşvik etmeyi amaçlıyor. ASELSAN, bu program kapsamında enerji yönetimi sistemlerini modernize ederek, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırmayı planlıyor. Üretim süreçlerinde kullanılan kimyasalların azaltılması, atık yönetimi stratejilerinin iyileştirilmesi ve döngüsel ekonomi modeline geçiş, şirketin bu kapsamdaki temel stratejileri arasında yer alıyor. Söz konusu belge, ASELSAN’ın uluslararası çevre standartlarına uyum sağlama noktasındaki başarısını da belgeliyor.
ASELSAN, kuruluşundan bu yana teknolojik bağımsızlığı hedeflemiş olsa da, son yıllarda bu vizyonuna sürdürülebilirlik ilkesini de ekledi. Şirketin yönetim kurulu, yeşil enerji yatırımlarının sadece çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda uzun vadeli ekonomik bir verimlilik aracı olduğunu vurguluyor. Geçmiş yıllarda yapılan enerji tasarrufu projeleri ve karbon ayak izi azaltma çalışmaları, bugünkü başarının temelini oluşturuyor. Şirketin kurumsal sosyal sorumluluk politikaları, çevreci bir üretim anlayışını merkeze alarak şekillenmeye devam ediyor.
Yeşil dönüşüm süreci, tesislerin sadece enerji tüketimini değil, üretim hattındaki tüm süreçlerin dijitalleşmesini de kapsıyor. ASELSAN, geliştirdiği akıllı üretim sistemleri sayesinde kaynakların çok daha verimli kullanıldığı, hata payının minimuma indiği bir yapı kurdu. Bu dijitalleşme, enerji kaybını önlerken, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliği de doğrudan destekliyor. Uzmanlar, bu tür teknolojik yatırımların sanayi sektöründe maliyetleri düşürdüğünü ve rekabet avantajı sağladığını ifade ediyor.
Türkiye’nin “Yeşil Mutabakat” hedefleri doğrultusunda, ASELSAN gibi büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının bu dönüşüme öncülük etmesi, ülkenin genel sanayi profilini de dönüştürecektir. Önümüzdeki yıllarda ASELSAN’ın tüm tesislerinde karbon nötr hedefine ulaşması ve tedarik zincirindeki tüm paydaşlarını bu dönüşüme dahil etmesi bekleniyor. Bu, sadece bir sertifika süreci değil, aynı zamanda geleceğin sanayi vizyonunun bir parçasıdır.
ASELSAN’ın aldığı Yeşil Dönüşüm Merkezi Belgesi, şirketin teknolojik gücünü çevresel duyarlılıkla birleştirdiğinin önemli bir kanıtıdır. Sürdürülebilir üretim modelleriyle geleceğe yatırım yapan şirket, hem çevreye karşı sorumluluklarını yerine getiriyor hem de savunma sanayiinde yüksek verimlilik standartlarını koruyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.