
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

BM, İsrail ordusunun bölgedeki ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan'ın Mansuri köyü için tahliye emri yayımladığını duyurdu. Gelişme, bölgedeki kırılgan istikrarı tehdit ediyor.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Mansuri köyü için bir 'tahliye emri' yayımladığını duyurdu. Mevcut ateşkes sürecine rağmen atılan bu adım, bölgedeki insani durumun kırılganlığını gözler önüne seriyor. BM, taraflara sağlanan uzlaşıya sadık kalmaları çağrısında bulunurken, bu tür emirlerin sivillerin güvenliği üzerinde ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekiyor.
İsrail ordusunun Mansuri köyünü hedef alan bu tahliye kararı, 3. bölge olarak tanımlanan stratejik bir alanda gerçekleşiyor. Bölge halkı arasında büyük bir tedirginliğe yol açan bu gelişme, ateşkesin uygulanabilirliği konusunda soru işaretlerini beraberinde getirdi. Yerel kaynaklar, tahliye emrinin bölgedeki sivil yerleşimleri doğrudan etkilediğini ve insani yardım koridorlarının güvenliğini tehlikeye attığını bildiriyor.
BM yetkilileri, İsrail'in bu kararının ateşkes metnindeki maddelerle çelişip çelişmediğini incelemeye aldıklarını açıkladı. Uluslararası toplum, ateşkesin kalıcı hale gelmesi için her iki tarafın da askeri operasyonlardan kaçınması gerektiğini savunuyor. Ancak sahadaki bu tür hamleler, diplomatik çözüm arayışlarını zorlaştırıyor ve taraflar arasındaki güvenin yeniden tesis edilmesini engelliyor.
Lübnan ve İsrail sınırındaki gerilim, uzun yıllardır süregelen sınır anlaşmazlıkları ve askeri müdahalelerle beslenen bir yapıya sahip. Özellikle geçtiğimiz yıllarda yaşanan çatışmalar, bölgedeki sivil altyapının büyük zarar görmesine ve binlerce insanın yerinden edilmesine neden olmuştu. BM Güvenlik Konseyi kararları, bölgedeki istikrarın korunması için taraflara defalarca çağrıda bulunsa da, sahadaki gerçekler genellikle diplomatik metinlerin gerisinde kalıyor.
Bu tahliye emrinin, ateşkesin bozulmasına mı yoksa yeni bir müzakere sürecinin başlangıcına mı yol açacağı büyük bir merak konusu. Eğer taraflar gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınmazsa, bölgede yeniden geniş çaplı bir çatışmanın tetiklenebileceği uyarısında bulunan uzmanlar, uluslararası arabulucuların daha aktif rol alması gerektiğini belirtiyor. Önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler, ateşkesin geleceği açısından belirleyici olacak.
Özetle, Mansuri köyü üzerinden yaşanan bu gelişme, bölgedeki ateşkesin ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteriyor. Sivillerin korunması ve çatışmaların durdurulması, uluslararası hukukun temel bir gerekliliğidir. BM ve ilgili tüm tarafların, insani bir felaketi önlemek adına acil ve yapıcı adımlar atması bekleniyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.