
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Anayasa Mahkemesi, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen kişilerin maaş ve gelirlerinin kesilmesini öngören düzenlemeyi hukuka uygun buldu.
Anayasa Mahkemesi (AYM), sosyal güvenlik mevzuatında yer alan ve boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen kişilerin gelir ve aylıklarının kesilmesini, ayrıca geçmişe dönük yapılan ödemelerin geri alınmasını düzenleyen yasal hükmün iptali istemini reddetti. Yüksek Mahkeme, söz konusu düzenlemenin sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği ve kötüye kullanımın önlenmesi açısından anayasal çerçevede kabul edilebilir olduğuna hükmetti. Bu karar, sosyal güvenlik hukuku alanında uzun süredir tartışılan ve mahkemelerin gündemini meşgul eden bir konuya nihai bir nokta koymuş oldu.
Mahkemenin gerekçeli kararında, sosyal güvenlik hakkının devletin mali imkanlarıyla sınırlı olduğu ve bu hakların korunması kadar suistimal edilmemesinin de önem arz ettiği vurgulandı. Boşanmış gibi görünerek aynı evde yaşamaya devam eden kişilerin, devletin kaynaklarını haksız yere kullandığına dikkat çeken mahkeme, bu durumun dürüstlük kuralı ve sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığını belirtti. Yasal düzenlemenin, sistemin adil işlemesi için gerekli bir denetim mekanizması olduğu ifade edildi.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yıllardır 'anlaşmalı boşanma' veya 'boşanmış gibi yaşama' yoluyla yetim veya dul maaşı almaya devam eden kişileri tespit etmek amacıyla kapsamlı denetimler yürütüyor. Bu denetimlerde, komşuluk ilişkileri, fatura bilgileri, ikametgâh kayıtları ve çevre araştırması gibi yöntemler kullanılıyor. AYM'nin kararı, SGK'nın bu denetim yetkisini ve uygulamasını hukuki bir dayanakla güçlendirmiş oldu.
Hukukçular, kararın kötü niyetli uygulamaların önüne geçmek adına önemli bir adım olduğunu savunurken, uygulamanın şeffaflığı konusunda bazı endişeler de dile getiriyor. Vatandaşların özel hayatının gizliliği ile kamu kaynaklarının korunması arasındaki dengenin nasıl kurulacağı, bundan sonraki idari işlemlerde daha kritik bir öneme sahip olacak. Mahkeme, kararıyla birlikte bu tür dosyaların incelenmesinde somut delillerin esas alınması gerektiğinin de altını çizmiş oldu.
Bu kararın ardından SGK'nın denetimlerini daha da sıkılaştıracağı ve geçmişe dönük alacakların tahsili konusunda daha kararlı bir tutum sergileyeceği öngörülüyor. Ayrıca, boşanma sonrası yaşam düzenlemeleri konusunda vatandaşların daha dikkatli olması ve yasal yükümlülükler konusunda bilinçlenmesi gerektiği uzmanlar tarafından vurgulanıyor. Karar, benzeri davalarda mahkemeler için bağlayıcı bir içtihat niteliği taşıyacak.
Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, sosyal güvenlik sisteminin korunması adına atılmış önemli bir hukuki adım olarak kayıtlara geçti. Devletin sunduğu sosyal yardımların, gerçekten ihtiyaç sahibi olanlara ulaşması ve suiistimallerin önüne geçilmesi, toplumun genel menfaati açısından büyük önem taşıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.