
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Ürdün'e yönelik gerçekleştirdiği saldırıları egemenlik ihlali olarak tanımlayarak kınadı. BAE yönetimi, bölgesel istikrarın korunması için uluslararası hukuka uyulması çağrısında bulundu.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, İran’ın Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Ürdün’e yönelik askeri veya stratejik saldırıları sert bir dille eleştirildi. BAE yönetimi, bu eylemlerin ilgili ülkelerin toprak bütünlüğünü ve egemenlik haklarını doğrudan ihlal ettiğini belirterek, bölgedeki güvenlik mimarisinin tehlikeye atıldığını vurguladı. Diplomatik kaynaklar, bu açıklamanın Körfez ülkeleri arasındaki iş birliğini ve İran'ın bölgesel faaliyetlerine karşı ortak duruş arayışını temsil ettiğini ifade ediyor.
Uluslararası hukuk normlarına göre bir devletin başka bir devletin egemenlik alanına yönelik müdahalesi, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 2. maddesi (4. fıkra) gereği yasaklanmıştır. Uzmanlar, BAE'nin bu çıkışının sadece bir kınama metni olmadığını, aynı zamanda bölge ülkelerinin kendi aralarındaki güvenlik mutabakatlarını güçlendirme çabasının bir parçası olduğunu belirtiyor. Özellikle enerji hatlarının güvenliği ve deniz ticaret yollarının emniyeti söz konusu olduğunda, bu tür gerilimlerin küresel ekonomiyi doğrudan etkileme potansiyeli taşıdığı biliniyor.
Orta Doğu coğrafyası, on yıllardır süregelen mezhepsel ve siyasi rekabetler nedeniyle kırılgan bir yapıya sahip olmuştur. İran ile Körfez ülkeleri arasındaki gerilimler, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana farklı dönemlerde farklı yoğunluklarda seyretmiştir. Özellikle son on yılda Yemen, Suriye ve Irak gibi ülkelerde görülen vekalet savaşları, doğrudan devletler arası gerilime dönüşme riski taşımaktadır. Bölgedeki ülkelerin birçoğu, İran'ın bölge genelindeki nüfuzunu genişletme stratejisinin kendi ulusal güvenlikleri üzerinde doğrudan bir tehdit oluşturduğu görüşünde birleşiyor.
Bölgedeki diplomatik kanallar, gerilimi düşürmek için geçmişte birçok kez devreye girmiştir. Ancak taraflar arasındaki güven eksikliği, somut adımların atılmasını zorlaştırmaktadır. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, İran ile ilişkilerinde denge politikası izlemeye çalışsa da, son dönemde yaşanan ihlaller bu dengeyi sarsmış durumdadır. Uzmanlar, bölgesel bir çatışmanın önlenmesi için çok taraflı diyalog mekanizmalarının yeniden işletilmesi gerektiğini, aksi takdirde gerilimin geri dönülemez bir noktaya evrilebileceğini savunuyor.
Önümüzdeki süreçte BAE ve diğer bölge ülkelerinin, İran'a karşı daha koordineli bir dış politika izlemesi bekleniyor. Özellikle savunma iş birliklerinin artırılması ve uluslararası platformlarda İran'a yönelik diplomatik baskının yoğunlaştırılması öngörülüyor. Eğer gerilim tırmanmaya devam ederse, bölge ülkelerinin güvenlik harcamalarını artırması ve dış savunma ortaklıklarına daha fazla ağırlık vermesi kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımıza çıkabilir.
Sonuç olarak, BAE'nin yaptığı bu açıklama bölgedeki güvenlik algısının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Egemenlik ihlallerine yönelik bu net tavır, bölgesel aktörlerin kendi güvenliklerini koruma noktasındaki kararlılığını simgeliyor. Diplomatik çözüm arayışları ile güvenlik kaygıları arasındaki ince çizgi, Orta Doğu'nun önümüzdeki dönemdeki ana gündem maddesi olmaya devam edecek.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.