
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

MHP lideri Devlet Bahçeli, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in açıklamalarına sert tepki göstererek, Avrupa'nın Türkiye olmadan var olamayacağını iddia etti. Bahçeli, Avrupa'nın siyasi bir körlük içinde olduğunu vurguladı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Avrupa Birliği'ne yönelik son açıklamaları, Ankara ile Brüksel arasındaki gerginliği bir kez daha gözler önüne serdi. Bahçeli, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye'ye yönelik eleştirel tutumuna sert bir dille karşılık vererek, Avrupa'nın Türkiye olmadan varlığını sürdüremeyeceğini savundu. Bu çıkış, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin geleceği hakkında yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
Devlet Bahçeli'nin bu sert açıklamaları, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinin uzun yıllardır devam eden belirsizliğinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Türkiye, 1987 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu'na (AET) üyelik başvurusunda bulunmuş, ancak tam üyelik müzakerelerine ancak 2005 yılında başlanabilmişti. Müzakereler, çeşitli siyasi engeller ve anlaşmazlıklar nedeniyle ilerlemekte zorlanırken, son yıllarda neredeyse tamamen durma noktasına gelmiş durumda.
Bahçeli'nin 'Avrupa siyasi körlük yaşıyor' ifadesi, Türkiye'nin AB tarafından yeterince anlaşılamadığı ve hak ettiği değerin verilmediği yönündeki yaygın kanaati yansıtıyor. Türkiye, coğrafi konumu, ekonomik potansiyeli ve stratejik önemi nedeniyle Avrupa için vazgeçilmez bir ortak olarak görülmesine rağmen, siyasi çekinceler ve önyargılar nedeniyle tam üyelik sürecinde ilerleme kaydedilemiyor.
Uzmanlar, Bahçeli'nin açıklamalarının sadece bir tepki değil, aynı zamanda Türkiye'nin AB'ye yönelik stratejisindeki bir değişimin işareti olabileceğini belirtiyor. Türkiye, son yıllarda AB'ye alternatif olarak farklı coğrafyalarda yeni ortaklıklar kurmaya yönelmiş durumda. Özellikle Orta Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkeleriyle ilişkilerini güçlendiren Türkiye, AB'ye olan bağımlılığını azaltmaya çalışıyor.
Avrupa Birliği'nin ise Türkiye'ye karşı tutumunda esneklik göstermesi gerektiği vurgulanıyor. Türkiye'nin bölgedeki istikrarı sağlama ve terörle mücadeledeki rolü göz ardı edilemezken, ekonomik işbirliği ve enerji güvenliği gibi alanlarda da Türkiye ile işbirliği yapmak Avrupa'nın çıkarına. Ancak, siyasi farklılıklar ve ideolojik ayrılıklar, bu işbirliğinin önünde engel teşkil ediyor.
Gelecekte Türkiye-AB ilişkilerinin nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor. Tam üyelik sürecinin yeniden canlanması için her iki tarafın da yapıcı adımlar atması gerekiyor. Ancak, mevcut siyasi ortamda bu pek mümkün görünmüyor. Türkiye, AB'ye alternatif olarak farklı ortaklıklar kurmaya devam ederken, AB ise Türkiye'yi kaybetmemek için daha ılımlı bir yaklaşım sergilemek zorunda kalabilir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.