
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, NATO Zirvesi kapsamında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin bölgesel barış ile ekonomik çıkarlarını eş zamanlı olarak koruduğunu ve ekonomik diplomasinin dış politikadaki stratejik önemini vurguladı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamalarda, Türkiye’nin dış politika vizyonunu ekonomik bir perspektifle birleştirdiğini belirtti. Bolat, Türkiye’nin müttefikleriyle kurduğu ilişkilerin yalnızca savunma odaklı olmadığını, aynı zamanda ekonomik iş birliği ve ticaret hacminin artırılması temelinde şekillendiğini ifade etti. Bu yaklaşımın, küresel istikrara katkı sağlarken Türkiye'nin ekonomik diplomatik gücünü de pekiştirdiği vurgulandı.
Bakan Bolat’ın vurguladığı ekonomik diplomasi kavramı, günümüzde savunma sanayii ve ticaretin birbirini tamamlayan unsurlar haline gelmesini ifade ediyor. Türkiye, özellikle tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bu dönemde, jeopolitik konumunu bir avantaj olarak kullanarak Avrupa ve Asya arasındaki köprü görevini güçlendirmeyi hedefliyor. NATO müttefikleriyle geliştirilen ikili ticaret anlaşmaları, bölgesel güvenliğin ekonomik refahla korunabileceği tezini destekliyor.
Türkiye, son yıllarda dış ticaret hacmini artırarak küresel pazarlardaki payını yükseltmeyi başardı. Özellikle lojistik hatların güvenliği ve enerji koridorları üzerinde Türkiye’nin üstlendiği aktif rol, ekonomik diplomasinin sahada somut bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Bakan Bolat, Türkiye'nin kararlılıkla sürdürdüğü bu politikanın, sadece kısa vadeli kazançlar değil, uzun vadeli stratejik ortaklıklar oluşturmayı hedeflediğinin altını çizdi.
Türkiye’nin ekonomik diplomasi hamleleri, 2000'li yılların başından bu yana geliştirilen çok yönlü dış politika anlayışının bir parçasıdır. Geleneksel pazarların korunması ve yeni pazarlara açılma stratejisi, Türk ihracatçısının dünyanın dört bir yanına ulaşmasını sağladı. Geçmiş dönemlerdeki krizlerin aksine, günümüzde Türkiye'nin ekonomik aktörleri, uluslararası platformlarda daha proaktif bir tutum sergileyerek diplomatik süreçleri de destekleyen bir yapıya kavuştu.
Önümüzdeki dönemde, Türkiye’nin ekonomik diplomasisinin NATO ve benzeri uluslararası platformlarda daha belirgin bir ağırlık kazanması bekleniyor. Dijitalleşen ticaret süreçleri ve yeşil enerji dönüşümü, bu diplomasi trafiğinin yeni gündem maddelerini oluşturacak. Türkiye’nin bu alanlardaki atılımları, hem müttefiklerle olan ticari ilişkileri derinleştirecek hem de ülkenin küresel değer zincirindeki konumunu daha da sağlamlaştıracaktır.
Özetle Bakan Bolat, Türkiye’nin barışçıl ve ekonomik odaklı dış politikasının, ulusal çıkarların korunmasında en etkili araç olduğunu bir kez daha hatırlattı. NATO Zirvesi sonrası verilen bu mesaj, Türkiye’nin hem savunma hem de ekonomik alanda küresel bir oyuncu olma iddiasını net bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye, ticaretin birleştirici gücünü diplomasinin merkezine alarak bölgesel istikrarın ana aktörü olmaya devam ediyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.