
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, suça sürüklenen çocuklara yönelik yeni yasal düzenlemelerin sadece cezalandırma odaklı olmadığını, aksine suça iten çevresel faktörleri ortadan kaldırmayı amaçladığını belirtti.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kamuoyunda geniş yankı uyandıran suça sürüklenen çocuklarla ilgili yeni yasal düzenlemelere dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Çiftçi, mevcut ceza sisteminin ötesine geçen bu yeni düzenlemenin, çocukları suçtan korumayı temel alan proaktif bir yaklaşım sergilediğini vurguladı. Söz konusu yasanın sadece bir cezalandırma aracı değil, çocukları suça sürükleyen toplumsal ve çevresel riskleri önceden tespit etmeye yönelik bir 'kalkan' görevi gördüğü ifade edildi.
Bakan Çiftçi, düzenlemenin merkezinde yer alan 'suça giden yolu kesme' stratejisinin, çocukların içinde bulunduğu ailevi, ekonomik ve sosyal koşulların iyileştirilmesini kapsadığını belirtti. Bu kapsamda, risk grubundaki çocukların eğitim süreçlerine dahil edilmesi, sosyal hizmetler ile emniyet birimlerinin koordineli çalışması hedefleniyor. Bakan, çocukların suç dünyasına girmeden önce rehabilitasyon ve sosyal destek mekanizmalarıyla rehabilite edilmesinin, toplumsal huzur açısından kritik bir adım olduğunu ifade etti.
Yeni düzenleme ile birlikte, eğitim kurumları, yerel yönetimler ve emniyet teşkilatı arasında veri paylaşımı ve erken uyarı sistemleri güçlendiriliyor. Çocukların okul devamsızlığı veya sosyal çevresindeki olumsuz değişimler, artık sadece bir disiplin sorunu olarak görülmeyip, risk analizi kapsamında değerlendirilecek. Bu sayede, suça karışma ihtimali yüksek olan çocuklara dair koruyucu tedbirlerin daha hızlı bir şekilde devreye alınması amaçlanıyor.
Türkiye’de son yıllarda çocuk suçluluğu oranlarındaki değişim, hem hukukçuları hem de sosyal hizmet uzmanlarını yeni arayışlara itmişti. Uzmanlar, sadece ceza infazına dayalı modellerin çocukların suçtan uzaklaşmasını sağlamakta yetersiz kaldığını, bu nedenle sosyal rehabilitasyonun öncelikli olması gerektiğini savunuyordu. Bakan Çiftçi'nin açıklamaları, devletin bu alandaki perspektifini 'cezalandırıcı' modelden 'koruyucu ve rehabilite edici' modele evrilttiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Bu düzenlemenin hayata geçirilmesiyle birlikte, suça sürüklenen çocukların yeniden topluma kazandırılma oranlarının artması bekleniyor. Önleyici tedbirlerin sistemli bir şekilde uygulanması, orta ve uzun vadede genç suçluluğu oranlarında anlamlı bir düşüşe işaret edebilir. Aynı zamanda, bu yaklaşımın yerel bazda çocuk suçlarını minimize ederek, daha güvenli bir sosyal çevre oluşturulmasına katkı sağlayacağı öngörülüyor.
Sonuç olarak, Bakan Çiftçi'nin vurguladığı yeni düzenleme, çocukların sadece birer 'fail' değil, öncelikle 'korunması gereken bireyler' olduğu gerçeğinden hareket ediyor. Suçun kök nedenlerine inen bu bütüncül yaklaşım, Türkiye'nin çocuk koruma politikalarında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Yasanın sahada etkin uygulanması, sadece bugünkü çocukları değil, ülkenin gelecekteki toplumsal yapısını da doğrudan etkileyecektir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.