
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ihracat ve ithalattaki güçlü seyri değerlendirerek, uygulanan politikaların ekonominin dış şoklara karşı direncini artırdığını belirtti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin mevcut durumuna ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, özellikle dış ticaret dengesi ve makroekonomik istikrar vurgusunda bulundu. Haziran ayına ilişkin verilerin, takvim etkisinin de desteğiyle ihracat ve ithalat tarafında güçlü bir seyir izlediğini belirten Şimşek, bu durumun ekonominin genel sağlığı açısından olumlu bir gösterge olduğunu ifade etti. Bakan, uygulanan rasyonel politikaların meyvelerini vermeye başladığını ve dış dengede kalıcı bir iyileşme sürecine girildiğini belirtti.
Bakan Şimşek'in açıklamaları, Türkiye'nin uyguladığı orta vadeli ekonomi programının temel hedefleriyle örtüşüyor. Özellikle enflasyonla mücadele ve cari açığın kontrol altına alınması noktasında atılan adımlar, finansal piyasalar tarafından da yakından takip ediliyor. Şimşek, makroekonomik çerçevenin güçlenmesiyle birlikte, Türkiye ekonomisinin küresel piyasalardaki olası şoklara karşı çok daha dayanıklı hale geldiğini vurguluyor. Yatırımcı güveninin artması ve sermaye girişlerinin istikrar kazanması, bu politikaların doğrudan bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
İhracat rakamlarındaki artış, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü koruduğunu ve çeşitlendirdiğini gösteriyor. Bakan Şimşek, ithalattaki kontrollü seyrin ve ihracattaki ivmenin, cari dengedeki iyileşmeyi desteklediğini belirtiyor. Geçmiş yıllarda yaşanan dış ticaret açıklarının ekonominin en büyük kırılganlık noktalarından biri olduğu göz önüne alındığında, mevcut dengelenme süreci yapısal bir dönüşümün işareti olarak yorumlanıyor. İhracatın teşvik edilmesi ve katma değerli üretimin önceliklendirilmesi, dış ticaret dengesinin sürdürülebilir hale gelmesi için temel strateji olarak kabul ediliyor.
Ekonomi yönetimi tarafından uygulanan sıkı para politikası ve mali disiplin önlemleri, enflasyonun düşürülmesi ve ekonominin soğutulması süreçlerinde kritik bir rol oynuyor. Uzmanlar, Bakan Şimşek’in vurguladığı 'kalıcı iyileşme' hedefinin, ancak disiplinli bir maliye politikasıyla mümkün olabileceğini belirtiyor. Geçmiş dönemlerdeki yüksek faiz ve kur dalgalanmalarının yarattığı belirsizlik ortamından çıkış için atılan bu adımlar, uzun vadeli bir istikrar döneminin kapısını aralıyor. Piyasa analistleri, özellikle cari açık rakamlarındaki daralmanın, Türk Lirası üzerindeki baskıyı azaltacağını öngörüyor.
Gelecek dönemde, küresel ekonomideki yavaşlama risklerine rağmen Türkiye'nin dayanıklılığını koruması bekleniyor. Bakan Şimşek’in işaret ettiği sürdürülebilir iyileşme, Türkiye’nin sadece iç pazarda değil, ihracat pazarlarında da daha rekabetçi bir konuma ulaşacağını gösteriyor. Eğer mevcut politika seti kararlılıkla uygulanmaya devam ederse, Türkiye’nin kredi notu ve yatırım yapılabilirliği noktasında uluslararası kuruluşlardan daha olumlu raporlar gelmesi kaçınılmaz bir sonuç olacaktır.
Sonuç olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen ekonomi politikaları, dış dengede sağlanan başarıyla Türkiye'nin küresel şoklara karşı direncini artırıyor. Haziran ayı verileri, bu stratejinin doğru yolda ilerlediğini kanıtlar nitelikte. İstikrarlı bir büyüme ve dış ticaret dengesi, orta vadede vatandaşların refah düzeyine doğrudan olumlu yansıyacak temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.