
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Balkanlar üzerinden gelen kuvvetli yağışlı sistem Türkiye genelinde etkisini gösterdi. Ankara ve İstanbul'da cadde ve sokaklar sular altında kalırken, mahsur kalan araçlar için kurtarma operasyonları başlatıldı.
Balkanlar üzerinden gelen serin ve yağışlı hava sistemi, Türkiye genelinde etkisini göstererek mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarını bir anda aşağı çekti. Özellikle Ankara ve İstanbul gibi yoğun nüfuslu metropollerde aniden bastıran sağanak, altyapı sistemlerini zorlayarak hayatı olumsuz etkiledi. Meteoroloji uzmanları, bu tür ani yağışların yaz aylarında 'konvektif' yani yerel ama şiddetli karakterde olduğunu belirterek vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.
Başkent Ankara’da öğle saatlerinde başlayan şiddetli yağış, kısa sürede sele dönüştü ve birçok ana arterde ulaşımı durma noktasına getirdi. Alt geçitlerde biriken su kütleleri nedeniyle araçlar sürüklenerek mahsur kalırken, belediye ekipleri ve itfaiye birimleri kurtarma çalışmalarına hız verdi. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan açıklamada, yağışın şiddetinin metrekareye düşen miktar açısından rekor seviyelere yaklaştığı ve ekiplerin 7/24 teyakkuzda olduğu bildirildi.
İstanbul’da ise yağışlar şehrin farklı noktalarında yer yer etkili olmaya devam ediyor. Özellikle Avrupa yakasındaki bazı ilçelerde gök gürültülü sağanak nedeniyle rögarların taşması, trafik akışını ciddi şekilde aksattı. Trafik yoğunluğu haritası kırmızıya bürünürken, toplu taşıma araçlarında da aksamalar yaşandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), vatandaşları sel ve su baskınlarına karşı uyararak, zorunlu olmadıkça trafiğe çıkılmaması çağrısında bulundu.
Türkiye, son yıllarda iklim değişikliğinin neden olduğu düzensiz yağış rejimlerine daha sık maruz kalıyor. Uzmanlar, şehirlerin betonlaşma oranının artmasıyla birlikte toprak emiciliğinin azaldığını, bu durumun da şiddetli yağışlarda sel riskini doğrudan artırdığını vurguluyor. Geçmiş yıllarda da benzer manzaralarla karşılaşan Türkiye, altyapı kapasitesini artırmak için büyük yatırımlar yapsa da, iklim krizinin getirdiği bu ekstrem hava olayları karşısında sistemlerin kapasitesi zaman zaman yetersiz kalabiliyor.
Meteorolojik veriler, yağışlı sistemin önümüzdeki 48 saat boyunca ülkenin iç ve kuzey kesimlerinde etkili olmaya devam edeceğini gösteriyor. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altında seyredeceği bu periyodun ardından, hafta sonuna doğru yağışların etkisini kaybederek yerini tekrar sıcak havaya bırakması bekleniyor. Ancak uzmanlar, bu tür ani hava değişimlerinin gelecekte daha sık yaşanabileceği konusunda uyarıyor.
Sonuç olarak, Balkanlar kaynaklı bu sistem Türkiye'nin birçok bölgesinde yaşamı zorlaştırsa da, ekiplerin koordineli çalışmasıyla büyük bir can kaybının yaşanmaması teselli kaynağı oldu. Şehir altyapılarının bu tür ekstrem olaylara karşı daha dirençli hale getirilmesi, önümüzdeki dönemde yerel yönetimlerin en öncelikli gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.