
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yayımladığı rapora göre, fonlama koşullarındaki sıkılaşma eğilimi 2026'nın ikinci çeyreğinde de güçlenerek devam etti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan Banka Kredileri Eğilim Anketi, bankacılık sektörünün kredi arz ve talep koşullarına dair önemli veriler sunuyor. Rapora göre, hem yurt içi hem de yurt dışı fonlama kaynaklarında yaşanan sıkılaşma, önceki çeyreklerde olduğu gibi 2026 yılı ikinci çeyreğinde de belirginliğini korudu. Finans dünyasında dikkatle takip edilen bu veriler, kredi genişlemesinin yavaşladığı bir döneme işaret ediyor.
Anket sonuçları, bankaların fon temin etme süreçlerinde karşılaştığı zorlukların arttığını ortaya koyuyor. Yurt dışı piyasalardaki borçlanma maliyetlerinin yükselmesi ve yurt içi likidite koşullarının daralması, bankaların kredi verme iştahını doğrudan etkiliyor. Bu durum, bankaların risk iştahını azaltarak daha seçici bir kredi politikası izlemelerine neden oluyor.
Bankalar, kredi standartlarını sıkılaştırırken özellikle kurumsal kredilerde daha temkinli bir duruş sergiliyor. Kredi talebindeki değişimler, ekonomik aktivitenin soğuması veya yatırım iştahının azalmasıyla paralellik gösteriyor. Bankacılık sektörü yetkilileri, bu sıkılaşmanın finansal istikrarı korumak adına atılan adımların bir parçası olduğunu belirtiyor.
2026 yılı öncesindeki dönemlerle karşılaştırıldığında, mevcut sıkılaşma eğiliminin daha yapısal bir karaktere büründüğü görülüyor. Geçmiş yıllarda likidite bolluğuyla desteklenen kredi piyasası, bugün daha disiplinli bir fonlama yönetimine ihtiyaç duyuyor. Bu değişim, bankaların bilançolarını daha ihtiyatlı yönetmelerini gerektiriyor.
Kredi eğilimleri, Türkiye ekonomisinin genel gidişatı hakkında önemli ipuçları barındırıyor. Ekonomik istikrarın sağlanması hedefiyle uygulanan para politikası araçları, bankaların kredi sunma kapasitesi üzerinde temel belirleyici konumunda. Uzmanlar, bu dönemde finansal sisteme olan güvenin korunmasının, kredi kanallarının açık kalması açısından hayati önem taşıdığını ifade ediyor.
Önümüzdeki dönemde kredi piyasasının, makroekonomik dengelenme süreciyle uyumlu bir seyir izlemesi bekleniyor. Kredi arzındaki sıkılaşmanın, enflasyonla mücadele kapsamında talep yönlü bir baskı oluşturacağı tahmin ediliyor. Bankaların dijitalleşme ve verimlilik artışıyla bu dar boğazı aşmaya çalışacağı öngörülüyor.
Sonuç olarak, TCMB'nin yayımladığı anket, bankacılık sektörünün mevcut ekonomik iklimde temkinli bir duruş sergilediğini gösteriyor. Fonlama koşullarının zorlayıcı olduğu bu süreçte, finansal disiplin ön planda tutulmaya devam edecek. Piyasalar, bu eğilimlerin uzun vadeli ekonomik büyüme hedefleriyle nasıl örtüşeceğini yakından izliyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.