
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Filistin Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu, İsrail ordusunun Batı Şeria'da 'güvenlik' gerekçesiyle 7 farklı bölgede Filistin topraklarına el konulmasına karar verdiğini açıkladı.
Filistin Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, İsrail ordusu son bir hafta içerisinde Batı Şeria'da Filistinlilere ait arazilere yönelik 7 ayrı el koyma kararı yayımladı. Söz konusu kararların 'güvenlik' yolları inşa edilmesi ve mevcut yasa dışı yerleşim birimlerinin genişletilmesi amacıyla alındığı belirtiliyor. Bu durum, bölgedeki gerilimi tırmandıran temel faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
İsrail askeri makamları, el koyma işlemlerini genellikle güvenlik gerekçeleriyle gerekçelendiriyor. Ancak Filistinli yetkililer ve uluslararası gözlemciler, bu adımların aslında yasa dışı yerleşimlerin coğrafi olarak birbirine bağlanması ve Filistin topraklarının parçalanması stratejisinin bir parçası olduğunu vurguluyor. Tarım arazilerinin kaybı, yerel halkın geçim kaynaklarını doğrudan tehdit ederken, bölgedeki sosyolojik yapıyı da derinden etkiliyor.
Uluslararası hukuk açısından Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimler ve bu yerleşimlere hizmet eden altyapı çalışmaları, işgal altındaki topraklarda demografik yapıyı değiştirme girişimi olarak kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli uluslararası kuruluşlar, bu tür kararların iki devletli çözüm vizyonunu imkansız hale getirdiğini sıklıkla dile getiriyor. Buna rağmen, sahadaki el koyma faaliyetlerinin hız kesmeden devam etmesi, bölgedeki barış sürecinin önündeki engelleri kalıcılaştırıyor.
Batı Şeria'da on yıllardır süregelen toprak el koyma uygulamaları, Filistinlilerin yaşadığı yerleşim yerlerini izole etmeyi hedefleyen bir strateji olarak öne çıkıyor. Geçmişteki benzer kararlar, bölgede yaşayan Filistinli ailelerin yerlerinden edilmesine ve mülkiyet haklarının ihlal edilmesine yol açtı. İstatistikler, son yıllarda bu tür askeri kararların yoğunluğunun arttığını ve yerleşim alanlarının çevresindeki kontrolün sıkılaştırıldığını gösteriyor.
Bu kararların uygulanması durumunda, Batı Şeria’daki Filistin köyleri arasındaki ulaşım ağının kesilmesi ve bölgenin daha küçük, birbirinden kopuk parçalara ayrılması bekleniyor. Bu durumun gelecekte kurulması planlanan bir Filistin devletinin toprak bütünlüğünü fiziksel olarak imkansız hale getirebileceği endişesi hakim. Uluslararası toplumun bu gelişmelere vereceği tepki, bölgedeki tansiyonun seyrini belirleyecek kritik bir faktör olacaktır.
Sonuç olarak, Batı Şeria’daki bu 7 yeni el koyma kararı, bölgedeki insani ve siyasi krizin derinleştiğini göstermektedir. Toprak mülkiyeti üzerindeki bu müdahaleler, sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda bölgenin geleceğini belirleyecek temel bir hak ihlali olarak kayıtlara geçmektedir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.