
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, işgal altındaki Batı Şeria'da İsrailli yerleşimcilerin Filistinli sivillere ve mülklerine yönelik artan saldırılarını sert bir dille kınadı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, işgal altındaki Batı Şeria'da son dönemde tırmanan şiddet olaylarına ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Guterres, bölgedeki İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere ve topraklarına yönelik gerçekleştirdiği sistematik saldırıları kınadığını duyurdu. Genel Sekreter, uluslararası hukukun açık bir ihlali olan bu eylemlerin bölgedeki huzur ve güven ortamını tamamen ortadan kaldırdığını vurguladı.
Bölgeden gelen raporlar, saldırıların sadece fiziksel şiddetle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda Filistinlilerin tarım arazilerinin tahrip edilmesi ve mülk gasplarıyla genişlediğini ortaya koyuyor. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan Filistinli çiftçiler, hasat dönemlerinde doğrudan hedef alınarak geçim kaynaklarından mahrum bırakılıyor. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verileri, yerleşimci şiddetinin son aylarda kronik bir hal aldığını ve yerel halk üzerinde ciddi bir travma yarattığını gösteriyor.
Uluslararası hukuk çerçevesinde Batı Şeria işgal altındaki bir bölge olarak kabul ediliyor ve Cenevre Sözleşmeleri uyarınca sivil halkın korunması işgalci gücün sorumluluğunda bulunuyor. Ancak uzmanlar, İsrail güvenlik güçlerinin bu tür olaylara çoğu zaman müdahale etmediğini veya saldırganları caydırıcı bir yaptırımla karşı karşıya bırakmadığını belirtiyor. Bu durum, bölgedeki hukuksuzluğun giderek daha geniş bir alana yayılmasına ve faillerin cezasız kalma algısının güçlenmesine neden oluyor.
Batı Şeria'daki bu gerilim, İsrail-Filistin meselesinin çok daha geniş bir coğrafyaya yayılma potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Geçmiş yıllarda da benzer gerilimler yaşanmış olsa da, günümüzdeki siyasi atmosferin uzlaşıyı imkansız kıldığı gözlemleniyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin birçok oturumunda dile getirilen 'iki devletli çözüm' vizyonu, arazideki bu tür fiili durumlarla her geçen gün daha fazla zedeleniyor.
Uluslararası toplum, gerilimin düşürülmesi için taraflara itidal çağrısı yapmaya devam etse de, somut adımların atılmaması bölgedeki huzursuzluğu tetikliyor. Guterres'in açıklamalarının, özellikle Batılı başkentlerde İsrail üzerindeki diplomatik baskıyı artırması bekleniyor. Ancak sahadaki yerleşimci faaliyetleri durdurulmadığı sürece, şiddet sarmalının önlenmesi oldukça güç görünmektedir.
Sonuç olarak, Antonio Guterres'in açıklamaları, uluslararası toplumun bölgedeki insan hakları ihlallerine karşı duyarsız kalmadığını göstermesi açısından önem taşıyor. Filistinlilerin güvenlik ve yaşam haklarının korunması, bölgede kalıcı bir istikrarın sağlanması için temel şart olarak öne çıkıyor. Diplomatik çabaların, sahadaki gerçeklerle örtüşecek bir kararlılıkla sürdürülmesi gerekmektedir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.