
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

CHP'de yaşanan kurultay tartışmalarıyla ilgili açılan dava, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ön inceleme aşamasına taşındı.
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) devam eden kurultay süreciyle ilgili hukuki tartışmalar yeni bir evreye girdi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi tarafından gündeme getirilen "mutlak butlan" iddiaları sonrası, parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetimin görevi devralması yönündeki karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ön incelemesine sunuldu. Bu gelişme, parti içindeki hukuki belirsizliğin yüksek yargı nezdinde çözüleceğine işaret ediyor.
Davanın merkezinde, kurultay sürecindeki usul ve esaslara ilişkin iddialar ile "mutlak butlan" kavramı yer alıyor. Hukuk terminolojisinde mutlak butlan, bir işlemin baştan itibaren geçersiz sayılmasını ifade eden oldukça kritik bir durumdur. Eğer Yargıtay, bu iddiaları haklı bulursa, parti yönetimi ve alınan kararların hukuki geçerliliği konusunda ciddi bir kaos ortamı doğabilir. Taraflar, kendi savlarını destekleyen belgeleri ve hukuki gerekçeleri yüksek yargı organına sunmuş durumda.
CHP içerisinde uzun süredir devam eden kurultay tartışmaları, sadece hukuki değil, siyasi bir boyuta da sahip. Mevcut genel başkan Özgür Özel ve yönetimi, partinin meşruiyetini korumak adına savunma mekanizmalarını devreye sokarken, karşı kanat ise kurultay sürecindeki usulsüzlüklerin giderilmesi gerektiğini savunuyor. Bu dava, CHP'nin önümüzdeki dönemdeki siyasi stratejilerini ve iç barışını doğrudan etkileyecek bir potansiyel taşıyor.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ön inceleme aşamasında dosyayı ele alması, kararın nihai aşamaya yaklaştığının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Yargıtay'ın vereceği karar, sadece mevcut yönetimle sınırlı kalmayıp, parti tüzüğü ve gelecekte yapılacak kurultaylar için de emsal teşkil edebilir. Hukukçular, bu tür davalarda usul kurallarının, siyasi sonuçlardan çok daha belirleyici olduğunu vurguluyor.
Yargıtay'ın vereceği karar, CHP içerisinde yeni bir seçim sürecini tetikleyebilir veya mevcut yönetimin meşruiyetini kesinleştirerek tartışmalara son noktayı koyabilir. Her iki durumda da partinin kurumsal yapısının bu süreçten nasıl etkileneceği, siyasi gözlemcilerin ana odak noktasıdır. Kararın açıklanmasıyla birlikte, Türkiye'nin ana muhalefet partisindeki dengelerin yeniden şekillenmesi ve siyasi iklimin farklı bir mecraya evrilmesi bekleniyor.
Sonuç olarak, CHP kurultay davasında top artık Yargıtay'ın sahasında. Hukuki süreç, partinin geleceği için kritik bir dönemeç teşkil ederken, tüm gözler Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nden çıkacak karara çevrilmiş durumda. Hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde verilecek bu karar, aynı zamanda Türkiye'deki siyasi parti içi demokrasi tartışmalarına da önemli bir referans oluşturacaktır.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.