
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Cevdet Yılmaz, küresel ticaretteki durgunluğa rağmen Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı sayesinde ihracat performansını yüksek seviyede tuttuğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomideki belirsizliklerin ve jeopolitik çatışmaların dünya ticareti üzerindeki baskısının devam ettiği bir süreçte, Türkiye’nin ihracat kapasitesini değerlendirdi. Yılmaz, Türkiye’nin sahip olduğu güçlü üretim altyapısı ve pazar çeşitliliğinin, dış ticaretteki olumsuz küresel trendlere karşı bir kalkan görevi gördüğünü vurguladı. Bu stratejik avantaj sayesinde Türkiye, dünya ticaretindeki zayıf görünüme rağmen yüksek seviyeli ihracat performansını sürdürmeyi başarıyor.
Türkiye'nin ihracat başarısının temelinde, yıllardır süregelen sanayi yatırımları ve üretim kapasitesinin modernizasyonu yer alıyor. Özellikle otomotiv, tekstil, beyaz eşya ve savunma sanayii gibi katma değerli sektörlerdeki üretim gücü, uluslararası pazarlarda rekabetçi kalmayı kolaylaştırıyor. Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin sadece bir montaj merkezi değil, aynı zamanda tasarım ve üretim süreçlerinde söz sahibi bir ülke haline geldiğini ifade etti. Bu altyapı, tedarik zincirlerinde yaşanan aksamalara rağmen Türkiye'nin güvenilir bir ortak olarak öne çıkmasını sağlıyor.
İhracat rakamlarının korunmasında bir diğer kritik faktör ise pazar çeşitliliği olarak öne çıkıyor. Geleneksel Avrupa pazarlarının yanı sıra Orta Doğu, Asya ve Afrika pazarlarına yapılan açılımlar, Türkiye'nin dış ticaretteki risklerini minimize ediyor. Tek bir bölgeye bağımlı kalmayan ihracat stratejisi, küresel ekonomik dalgalanmalarda Türkiye'ye manevra alanı tanıyor. Yılmaz'ın açıklamaları, bu çok boyutlu ticaret diplomasisinin somut sonuçlarını yansıtan bir tablo çiziyor.
Türkiye, Orta Vadeli Program (OVP) hedefleri doğrultusunda cari açığı düşürmeyi ve ihracatı kalıcı olarak artırmayı amaçlıyor. Uzmanlar, küresel enflasyon ve faiz oranlarındaki belirsizliklere rağmen Türkiye'nin ihracat odaklı büyüme modelinin orta vadede ekonomik istikrarı destekleyeceğini belirtiyor. Özellikle yeşil dönüşüm ve dijitalleşme alanındaki yatırımların, gelecek dönemde Türkiye'nin ihracat hacmini daha da yukarı taşıması bekleniyor.
Önümüzdeki süreçte Türkiye'nin ihracat başarısı, teknolojik dönüşüme ve yüksek teknoloji üretimine yapacağı yatırımlara bağlı olacaktır. Küresel ticaretin daha yeşil ve dijital bir yapıya evrildiği bu dönemde, Türkiye'nin üretim altyapısını bu yeni standartlara uyumlu hale getirmesi kritik bir öneme sahip. Yılmaz'ın vurguladığı gibi, bu dayanıklılık sadece mevcut durumu korumakla kalmayacak, aynı zamanda küresel rekabette Türkiye'ye yeni fırsatlar sunacaktır.
Özetle, Türkiye'nin ihracat performansı, küresel zorluklara karşı gösterilen bir direnç hikayesi olarak öne çıkıyor. Güçlü üretim altyapısı ve stratejik pazar çeşitliliği, Türkiye'nin dünya ekonomisindeki yerini sağlamlaştırmasına yardımcı oluyor. Hükümetin ihracatı destekleyen politikaları, önümüzdeki yıllarda da Türkiye'nin dış ticaret hacmini daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturma potansiyelini taşıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.