
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile telefonla bir araya gelerek bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, bölgesel istikrar ve ikili ilişkiler konusundaki başlıkları ele aldı. Görüşme, Ortadoğu'daki hareketli süreçlerin yaşandığı bir dönemde stratejik bir önem taşıyor. İki bakanın, mevcut krizlerin çözümü noktasında diplomasiye verdikleri önemi vurguladıkları bilgisi diplomatik kaynaklarca teyit edildi.
Görüşmenin ana gündem maddelerinden biri, bölgedeki insani durum ve güvenlik sorunlarıydı. Türkiye ve Ürdün, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi ve diplomatik kanalların açık tutulması konusunda benzer bir duruş sergiliyor. Bakan Fidan, Türkiye'nin bölgedeki barışçıl çözüm arayışlarına olan desteğini yinelerken, Ürdün ile olan ikili ilişkilerin daha da güçlendirilmesinin önemine değindi.
Türkiye ile Ürdün arasındaki ilişkiler, tarihi ve kültürel bağların yanı sıra bölgesel güvenlik konularında da güçlü bir zemine sahip. İki ülke, geçmişten bu yana çeşitli uluslararası platformlarda ortak tutumlar sergilemiştir. Dışişleri Bakanlıkları düzeyinde kurulan bu tür doğrudan iletişim kanalları, olası krizlerin önlenmesi ve diplomatik çözümlerin hızlandırılması açısından kritik bir rol oynamaktadır.
Türkiye'nin Ürdün ile yürüttüğü diplomasi, bölgedeki istikrarın korunması adına kilit bir unsur olarak kabul ediliyor. Özellikle mülteci krizi, bölgesel güvenlik ve ekonomik iş birliği gibi başlıklarda her iki ülke de aktif bir tutum sergiliyor. Geçmişteki benzer temaslar, İsrail-Filistin meselesi başta olmak üzere bölgedeki birçok krizin yönetilmesinde etkili olmuştur.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, bu tür telefon trafiğinin bölgesel bir konsensüs oluşturma çabası olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor. Bakanlar arasındaki iletişimin, ilerleyen günlerde daha somut diplomatik girişimlere zemin hazırlayabileceği öngörülüyor. Türkiye'nin izlediği 'çözüm odaklı diplomasi' yaklaşımı, bölgedeki diğer ülkelerle olan ilişkilerin de temelini teşkil ediyor.
İlerleyen dönemde, Dışişleri Bakanlığı düzeyindeki bu görüşmelerin saha yansımalarının daha belirgin olması bekleniyor. Özellikle insani yardımların ulaştırılması ve bölgesel gerilimlerin kontrol altına alınması konusunda Türkiye ve Ürdün'ün koordineli hareket etmesi, diplomatik çözüm süreçlerini hızlandırabilir. Bu tür görüşmelerin sıklığı, bölgedeki belirsizlik ortamında dengeleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.
Bakan Fidan ve mevkidaşı arasındaki görüşme, Türkiye'nin bölgedeki barış yanlısı dış politika vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. İki ülkenin iş birliği, sadece ikili çıkarlar için değil, bölgesel huzurun tesisi için de büyük önem taşıyor. Diplomatik süreçlerin şeffaf ve kararlı bir şekilde sürdürülmesi, Türkiye'nin bölgesel aktörlerle olan diyaloğunun gücünü göstermektedir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.