
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, son bir haftada Suudi Arabistan, İran, Kuveyt ve İngiltere gibi ülkelerin dışişleri bakanlarıyla kritik temaslarda bulundu. Görüşmelerde Gazze'deki insani durum, Orta Doğu'daki gerilim ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın seyri ele alındı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, son dönemde artan bölgesel ve küresel gerilimleri yönetmek amacıyla yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Özellikle Gazze'deki insani kriz, Orta Doğu'daki istikrarsızlık ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın küresel etkileri, Türkiye'nin dış politika gündeminin ilk sıralarında yer almaya devam ediyor. Bakan Fidan, bu kapsamda Suudi Arabistan, İran, Kuveyt ve İngiltere gibi kilit ülkelerin mevkidaşlarıyla ardı ardına telefon görüşmeleri gerçekleştirerek, çözüm arayışlarına ve ateşkes çabalarına vurgu yaptı.
Görüşmelerde öne çıkan en kritik konu, Gazze'deki çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüşme riski oldu. Türkiye, başından beri çatışmaların durdurulması ve insani yardımların bölgeye kesintisiz ulaştırılması için aktif bir rol üstlenirken, Bakan Fidan mevkidaşlarına Türkiye'nin barışçıl çözüm önerilerini aktardı. İran ve Suudi Arabistan gibi bölge aktörleriyle yapılan görüşmelerde, gerilimin tırmanmasını engelleyecek diplomatik mekanizmaların önemi vurgulandı. İngiltere ile yapılan temaslarda ise Avrupa'nın bölgedeki güvenlik algısı ve çözüm süreçlerine katkısı değerlendirildi.
Türkiye'nin dış politikası, sadece yakın çevresindeki krizlerle değil, aynı zamanda küresel düzeydeki dengelerle de şekilleniyor. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın enerji ve gıda arz güvenliği üzerindeki etkileri, Bakan Fidan'ın diplomasi mesaisinde önemli bir yer tutuyor. Taraflar arasındaki diyalog kanallarının açık tutulması ve insani koridorların korunması, Türkiye'nin arabuluculuk rolünün temel taşlarını oluşturuyor. Bakanlık kaynaklarına göre bu görüşmeler, Türkiye'nin 'çözüm odaklı' dış politika vizyonunu yansıtıyor.
Türkiye, geçmişten günümüze pek çok bölgesel krizde 'kolaylaştırıcı' rolü üstlenmiş bir ülke olarak, bu tür yoğun diplomasi süreçlerine yabancı değil. Özellikle Tahıl Koridoru Anlaşması gibi kritik süreçlerde ortaya konulan başarı, Türkiye'nin uluslararası platformlardaki diplomatik ağırlığını artırdı. Bakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı görevine geldikten sonra bu 'diplomatik köprü' kurma geleneğini daha pragmatik ve hızlı bir karar alma mekanizmasıyla devam ettiriyor.
Önümüzdeki süreçte, bölgedeki çatışmaların seyrine bağlı olarak Türkiye'nin diplomasi trafiğinin daha da hızlanması bekleniyor. Özellikle ateşkes müzakerelerinde somut adımların atılması için uluslararası toplumun baskısının artırılması hedefleniyor. Bakan Fidan'ın yürüttüğü bu görüşmeler, Türkiye'nin bölgesel güvenlik mimarisinde vazgeçilmez bir aktör olduğunu bir kez daha kanıtlarken, kalıcı barış için atılacak adımların temelini oluşturuyor.
Özetle, Hakan Fidan'ın yürüttüğü bu yoğun diplomasi trafiği, Türkiye'nin kriz bölgelerindeki yapıcı rolünü pekiştiriyor. İnsani yardımların ulaştırılması ve çatışmaların genişlemesinin önlenmesi, kısa vadeli hedefler arasında yer alıyor. Türkiye, diplomasinin tüm kanallarını kullanarak küresel barışa katkı sunmaya kararlılıkla devam ediyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.