
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da Hamas Siyasi Büro Şefi Halil Hayye ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. Görüşmede bölgesel gelişmeler ve insani durum ele alındı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da Hamas Siyasi Büro Şefi Halil Hayye ve beraberindeki heyeti kabul etti. Gerçekleştirilen görüşmede, bölgesel krizin seyri, ateşkes müzakerelerinin mevcut durumu ve Filistin halkına yönelik insani yardımların ulaştırılması gibi kritik konular masaya yatırıldı. Türkiye'nin bölgedeki diplomatik arabuluculuk rolü çerçevesinde gerçekleşen bu temas, ateşkes arayışlarının yoğunlaştığı bir dönemde önem kazandı.
Toplantıda öncelikli olarak Gazze'deki insani krizin derinleşmesi ve bölgeye gönderilen yardımların kesintisiz sürmesi için atılabilecek adımlar değerlendirildi. Dışişleri kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bakan Fidan, çatışmaların sonlandırılması gerektiğine dair Türkiye’nin kararlı duruşunu bir kez daha yineledi. Görüşmede ayrıca, rehinelerin durumu ve kalıcı bir barış için taraflar arasındaki müzakere tıkanıklığının nasıl aşılabileceği konusunda kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunulduğu belirtildi.
Türkiye, çatışmaların başladığı 7 Ekim tarihinden bu yana 'garantörlük' mekanizmasını da içeren çok boyutlu bir diplomasi yürütüyor. Ankara, hem taraflarla hem de bölgesel aktörlerle kurduğu iletişim kanallarını kullanarak, insani trajedinin sona erdirilmesi için çaba gösteriyor. Bu görüşme, Türkiye’nin Filistin meselesindeki çözüm odaklı yaklaşımının ve tüm taraflarla diyalog kurabilme kapasitesinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Türkiye, geçmişte de bölgesel krizlerin çözümünde kilit bir rol üstlenmiş ve özellikle insani yardım koridorlarının açılması noktasında öncü bir tutum sergilemişti. Hamas ile kurulan bu diplomatik diyalog, Türkiye’nin uluslararası arenada meşru bir aktör olarak kabul ettiği tüm taraflarla görüşme stratejisinin bir parçasıdır. Geçmiş yıllarda da benzer şekilde yürütülen diplomatik süreçler, bölgesel tansiyonun düşürülmesinde kritik bir rol oynamıştı.
Uzmanlar, Ankara'nın yürüttüğü bu trafiğin, İsrail ve Hamas arasındaki dolaylı müzakerelerde bir köprü işlevi görebileceğine dikkat çekiyor. Türkiye’nin tarafsız ve çözüm odaklı duruşu, uluslararası toplumun büyük bir kısmında karşılık bulurken, önümüzdeki süreçte ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için somut önerilerin gündeme gelmesi bekleniyor. Diplomatik kanallar açık tutularak, bölgedeki insani felaketin genişlemesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Ankara'daki bu temasın, önümüzdeki günlerde uluslararası platformlarda yapılacak diğer görüşmelere de zemin hazırlaması öngörülüyor. Türkiye'nin bölgesel barış vizyonu çerçevesinde, taraflar arasındaki güven eksikliğinin giderilmesi ve çözüm sürecinin yeniden rayına oturtulması için diplomatik baskının artırılması bekleniyor. Sürecin başarısı, tarafların atacağı uzlaşmacı adımlara ve uluslararası toplumun bu çabalara vereceği desteğe bağlı olacak.
Özetle, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Hamas heyetiyle gerçekleştirdiği görüşme, bölgesel krizin çözümü adına atılan stratejik bir adımdır. Türkiye, insani değerleri merkeze alan dış politikasıyla, çatışmaların son bulması ve bölgeye barışın gelmesi için yürüttüğü çabaları kararlılıkla sürdürmektedir. Diplomatik çözüm arayışları, bölgedeki kırılgan dengelerin korunması ve insani yardımların sürekliliği açısından kritik bir önemi haizdir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.