
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan'ın ilan ettiği yeni imar düzenlemesinin Türkiye açısından hukuki bir karşılığı olmadığını açıkladı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan tarafından ilan edilen 'Turizm Özel Mekansal Çerçevesi'ne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Keçeli, bu düzenlemenin aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş coğrafi formasyonları da kapsadığını belirterek, Türkiye'nin bu duruma karşı net bir duruş sergilediğini ifade etti. Sözcü, Türkiye'nin bu tür tek taraflı adımları kabul etmediğini ve bu düzenlemenin Türkiye açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağını vurguladı.
Ege Denizi'ndeki aidiyeti belirsiz coğrafi formasyonlar konusu, iki ülke arasındaki ilişkilerin en hassas noktalarından birini oluşturuyor. Türkiye, 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile Yunanistan'a devredilmeyen ada, adacık ve kayalıkların statüsünün değişemeyeceğini savunuyor. Yunanistan'ın kendi iç hukukuna dayanarak yaptığı mekansal planlamaların, uluslararası hukuk nezdinde bu bölgeler üzerinde bir egemenlik hakkı yaratmayacağı Dışişleri Bakanlığı tarafından defaatle dile getirilmiştir.
Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın bu tür hamlelerinin iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve güven artırıcı önlemler sürecini olumsuz etkilediği görüşünde. Diplomatik kanalların açık tutulması ve sorunların uluslararası hukuk zemininde çözülmesi Türkiye'nin önceliği olsa da, egemenlik haklarını doğrudan ilgilendiren konularda taviz verilmeyeceği mesajı net bir şekilde veriliyor. Bu açıklama, Türkiye'nin Ege'deki hak ve menfaatlerini koruma konusundaki kararlılığının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Türkiye ve Yunanistan arasında Ege'de kıta sahanlığı, karasuları ve hava sahası gibi birçok başlık altında yıllardır devam eden anlaşmazlıklar bulunuyor. 2020 yılındaki gerilim döneminden sonra başlatılan istikşafi görüşmeler ve son dönemdeki olumlu diyalog iklimine rağmen, bu tür tek taraflı idari düzenlemeler zaman zaman tansiyonu yükseltebiliyor. Uzmanlar, her iki ülkenin de 'sakin güç' politikasını sürdürmesinin bölgesel istikrar için şart olduğunu belirtiyor.
Yunanistan'ın bu düzenlemesinin, önümüzdeki dönemde yapılacak ikili görüşmelerde gündeme gelmesi ve Türkiye tarafından itirazların resmi kanallardan iletilmeye devam etmesi bekleniyor. Türkiye, Ege'de hakkaniyet ilkesine dayalı, uluslararası hukuka uygun bir çözüm arayışını sürdürürken, kendi egemenlik alanlarını tehdit eden her türlü girişimi yakından takip etmeye devam edecektir. Diplomatik sürecin, bu tür gerilimlerden arındırılarak yürütülmesi iki ülkenin de yararına olacaktır.
Özetle, Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması, Türkiye'nin Ege'deki egemenlik haklarına yönelik hassasiyetinin bir göstergesidir. Yunanistan'ın ilan ettiği imar çerçevesinin hukuki bir geçerliliği olmadığını belirten Türkiye, konuyu yakından takip edeceğini ve uluslararası hukuk çerçevesinde tepkisini koymaya devam edeceğini beyan etmiştir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.