
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İsrail yönetimi, Doğu Kudüs'ün Kefr Akab bölgesinde 627 yeni yasa dışı yerleşim konutu inşa edilmesi için ihale süreci başlattı. Uluslararası hukuk nezdinde tartışmalı olan bu adım, bölgedeki gerilimi artırıyor.
İsrail yönetimi, Doğu Kudüs sınırları içerisinde yer alan Kefr Akab beldesinde 627 yeni konut inşa edilmesine yönelik ihale sürecini resmen başlattı. Bu karar, bölgedeki yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesi yönündeki politikaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Söz konusu proje, halihazırda bölgedeki demografik yapıyı ve yerleşim statüsünü etkileyecek olması nedeniyle uluslararası toplumun dikkatini çekmiş durumda. Konutların inşa edileceği bölge, Kudüs’ün kuzeyinde yer alması bakımından stratejik bir öneme sahip.
İhaleye açılan konutların, bölgedeki mevcut yerleşim alanlarını genişletmeyi hedeflediği belirtiliyor. İsrail yetkilileri bu projeyi bir şehirleşme ihtiyacı olarak nitelendirse de, uluslararası gözlemciler ve insan hakları örgütleri bunun Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetlerinin bir devamı olduğunu savunuyor. 627 konut, bölgedeki yerleşimci nüfusunda bir artışa neden olacak. Bu durum, yerel Filistinli toplulukların hareket alanını kısıtlayabileceği ve bölgedeki mülkiyet sorunlarını derinleştirebileceği endişelerini beraberinde getiriyor.
Uluslararası hukukta, işgal altındaki topraklarda yerleşim birimleri inşa edilmesi 'yasa dışı' kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) birçok kararı, İsrail’in 1967’den beri işgal altında tuttuğu topraklardaki yerleşim faaliyetlerini durdurması gerektiğini vurguluyor. Ancak İsrail yönetimi, bu eleştirileri reddederek tarihi ve dini gerekçelerle yerleşim politikalarını sürdürmeye devam ediyor. Bu durum, İsrail ile Filistin tarafı arasındaki barış görüşmelerinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor.
İsrail’in Doğu Kudüs’teki yerleşim faaliyetleri, on yıllardır süregelen bir çatışma alanıdır. Özellikle 1990’lı yıllardan bu yana, bölgeye yönelik yerleşimci sayısındaki artış, Filistinlilerin Kudüs’teki varlığını zayıflatan bir faktör olarak ele alınıyor. Geçmişte yaşanan benzer ihale kararları, uluslararası arenada diplomatik krizlere yol açmış ve taraflar arasındaki güven ortamını zedelemiştir. Bölgedeki mevcut siyasi atmosfer, bu tür adımların sadece yerel bir inşaat projesi değil, aynı zamanda siyasi bir mesaj niteliği taşıdığını ortaya koyuyor.
Bu yeni ihale kararının, önümüzdeki dönemde bölgedeki diplomatik trafiği artırması bekleniyor. Birçok ülkenin ve uluslararası kurumun bu kararı kınaması veya endişelerini dile getirmesi muhtemeldir. Bölgedeki gerilimin tırmanması, sadece yerel düzeyde değil, küresel ölçekte de İsrail-Filistin meselesini yeniden gündemin ilk sırasına taşıyabilir. İlerleyen süreçte, projenin inşaat aşamasına geçip geçmeyeceği veya uluslararası baskılarla askıya alınıp alınmayacağı merak konusu.
Sonuç olarak, Doğu Kudüs’teki bu yeni yerleşim kararı, bölgedeki hassas dengeleri daha da sarsacak bir adım olarak kaydedildi. 627 konutluk ihale, hem siyasi hem de insani açıdan geniş yankı uyandırırken, gelecekteki barış umutlarını zorlaştıran bir unsur olmaya devam ediyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.