
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın askeri tazminat taleplerine sert bir karşılık vererek, Tahran'dan son 50 yıl içinde hayatını kaybeden insanlar için tazminat talep edeceğini açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran hükümetinin gündeme getirdiği askeri tazminat taleplerine karşı oldukça dikkat çekici bir yanıt verdi. Trump, sosyal medya hesapları ve resmi açıklamaları aracılığıyla yaptığı değerlendirmede, Tahran yönetiminin geçmişteki iddialarına karşılık, son 50 yıl içerisinde İran tarafından öldürüldüğü savunulan kişiler için tazminat sürecini başlatacaklarını duyurdu. Bu hamle, iki ülke arasındaki zaten gergin olan diplomatik atmosferin daha da karmaşık bir hal almasına neden oldu.
İran tarafının geçtiğimiz dönemlerde dile getirdiği askeri tazminat talepleri, bölgesel çatışmaların ve yaptırımların bir sonucu olarak öne sürülüyordu. Ancak Trump'ın bu çıkışı, meseleyi ekonomik boyuttan çıkararak tarihsel bir hesaplaşma zeminine taşıdı. Washington yönetimi, İran’ın bölgesel vekil güçleri aracılığıyla yürüttüğü operasyonların, ABD vatandaşları ve müttefikleri üzerinde yarattığı kayıpları gerekçe gösteriyor. Trump, bu tazminatın hukuki bir çerçevede takip edileceğini belirterek, İran'ın uluslararası arenadaki sorumluluklarına vurgu yaptı.
ABD ve İran arasındaki ilişkiler, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana ciddi bir kopukluk ve düşmanlık ekseninde ilerliyor. 1980'lerdeki İran-Irak Savaşı, büyükelçilik krizi ve sonrasında gelen bölgesel çatışmalar, tazminat tartışmalarının temelini oluşturan olaylar arasında yer alıyor. Trump'ın 'son 50 yıl' vurgusu, 1970'lerin ortasından bu yana yaşanan tüm olayları kapsayan geniş bir inceleme sürecine işaret ediyor. Hukuk uzmanları, devletler arası bu tür tazminat taleplerinin uluslararası mahkemelerde yıllarca sürebileceğini ve kanıt toplama sürecinin son derece zorlu olacağını belirtiyor.
Bu açıklama, Orta Doğu'daki dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Washington'ın bu yöndeki bir hamlesi, bölgedeki müttefik ülkeler tarafından desteklenebilirken, Tahran yönetimi için yeni bir siyasi baskı aracı olarak kullanılabilir. Trump'ın bu hamlesinin, özellikle İran'ın nükleer programı ve bölgesel nüfuz mücadelesiyle paralel bir strateji olduğu düşünülüyor. Uzmanlar, bu tür söylemlerin diplomatik müzakere masasını tamamen devirmek yerine, İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmak için bir 'kaldıraç' olarak kullanıldığını ifade ediyor.
Trump’ın bu girişimi, önümüzdeki dönemde ABD ile İran arasındaki ilişkilerin daha da sertleşeceğine işaret ediyor. Tazminat taleplerinin somut hukuki adımlara dönüşmesi durumunda, İran’ın uluslararası mali sistem üzerindeki kısıtlamalarının artırılması ve yeni yaptırım paketlerinin gündeme gelmesi kaçınılmaz görünüyor. Bu süreç, sadece iki ülkeyi değil, aynı zamanda bölgedeki diğer aktörlerin de taraf seçmek zorunda kalacağı bir süreci tetikleyebilir.
Sonuç olarak, Trump’ın İran’a yönelik tazminat resti, uzun süredir devam eden gerilimin yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. Tarihsel hesaplaşmaların diplomatik birer silah olarak kullanıldığı bu dönemde, iki ülke arasındaki ilişkilerin yakın zamanda normalleşmesi pek olası görünmüyor. Uluslararası toplum, önümüzdeki günlerde bu talebin resmi bir yasal sürece dönüşüp dönüşmeyeceğini yakından takip edecek.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.