
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Denizli'nin Babadağ ilçesinde üç kuşaktır üretilen ve 2024'te coğrafi işaret tescili alan 'yanık kokulu koyun yoğurdu', NATO Zirvesi'nde dünya liderlerine sunuldu.
Denizli’nin Babadağ ilçesinde uzun yıllardır sürdürülen bir gelenek, artık uluslararası platformlarda Türkiye’nin gastronomi değerleri arasında yerini alıyor. Üç kuşaktır aynı yöntemlerle üretilen ve halk arasında 'yanık kokulu koyun yoğurdu' olarak bilinen bu özel lezzet, geçtiğimiz günlerde NATO Zirvesi’nde dünya liderlerinin beğenisine sunuldu. Yapımı iki gün süren ve meşakkatli bir hazırlık aşaması olan yoğurt, doğallığı ve kendine has aromasıyla büyük ilgi odağı oldu.
Babadağ yoğurdunun en belirgin özelliği, süt kaynatılırken elde edilen hafif yanık tadı ve kokusudur. Bu aroma, geleneksel bakır kazanlarda odun ateşinde uzun süre pişirme işlemiyle ortaya çıkıyor. İki gün süren bu süreçte sütün kıvam alması ve istenilen o kendine has dokuya ulaşması için büyük bir ustalık gerekiyor. Katkı maddesi içermeyen bu ürün, sadece koyun sütü ve doğal maya kullanılarak elde ediliyor.
2024 yılında coğrafi işaret tescili alarak kalitesini resmi olarak belgeleyen Babadağ yoğurdu, yerel üreticinin de yüzünü güldürüyor. Bölgedeki hayvancılık faaliyetlerini de doğrudan destekleyen bu üretim modeli, kırsal kalkınmanın gastronomi ile nasıl desteklenebileceğinin en iyi örneklerinden birini oluşturuyor. Tescil süreci, ürünün standartlarının korunmasını ve gelecek nesillere aynı kalitede aktarılmasını sağlıyor.
Türkiye, son yıllarda yerel ürünlerini dünya sahnesine taşımak için 'gastronomi turizmi' stratejilerine ağırlık veriyor. NATO Zirvesi gibi üst düzey etkinliklerde bu tarz yerel lezzetlerin sunulması, bir 'yumuşak güç' enstrümanı olarak kullanılıyor. Yabancı devlet başkanlarına sunulan bu geleneksel tatlar, Türkiye’nin kültürel derinliğini ve mutfak zenginliğini yansıtan birer elçi görevini üstleniyor.
Bu ilgiden sonra yerel üreticilerin kapasitelerini artırması ve uluslararası pazarlara yönelik paketleme standartlarını geliştirmesi bekleniyor. Babadağlı üreticiler, geleneksel yöntemi bozmadan, ancak modern lojistik imkanlarla bu lezzeti daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Uzmanlar, bu tür yerel markaların Türkiye’nin 'gurme turizmi' potansiyelini katlayacağını öngörüyor.
Özetle, Babadağ’ın yanık kokulu yoğurdu, geleneksel bilgiyle modern sunumun birleştiğinde nasıl bir küresel başarı hikayesine dönüşebileceğini kanıtlıyor. İki gün süren sabır ve ustalık, dünya liderlerinin sofrasında Türkiye’nin en doğal ve en samimi mesajlarından birine dönüştü. Bu başarı, yerel üretimin korunmasının sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir zorunluluk olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.