
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yıllık enflasyonda kaydedilen düşüşün ardından kalıcı fiyat istikrarı için reform adımlarının kararlılıkla süreceğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin mevcut durumuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, yıllık enflasyonun yüzde 31,75 seviyesine gerilemesini önemli bir kazanım olarak nitelendirdi. Enflasyondaki bu ivme kaybının tesadüfi olmadığını, uygulanan sıkı para ve maliye politikalarının bir sonucu olduğunu belirten Yılmaz, kalıcı fiyat istikrarına ulaşana kadar reform adımlarının tavizsiz devam edeceğini vurguladı. Yılmaz’a göre, ekonomideki güven ortamı, enflasyonla mücadelede en büyük kaldıraç durumunda.
Ekonominin dışsal şoklara karşı direncini artırmanın yolunun yapısal dönüşümlerden geçtiğini belirten Yılmaz, hükümetin reel sektörü desteklemeye devam edeceğini ifade etti. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme modelinin korunacağını söyleyen Yılmaz, özellikle katma değerli üretimi teşvik eden düzenlemelerin önceliklendirileceğini belirtti. İş dünyasının finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi, reform gündeminin en önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Yüzde 31,75 seviyesindeki enflasyon, piyasalardaki beklentilerle uyumlu bir seyir izlerken, ekonomi yönetimi bu düşüşün hane halkı üzerindeki etkisinin hissedilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Geçtiğimiz dönemde uygulanan yüksek faiz ortamının etkilerinin yavaş yavaş fiyatlar genel düzeyine yansıdığı gözlemleniyor. Ekonomi yönetimi, sadece parasal sıkılaşma ile değil, arz yönlü tedbirlerle de enflasyonist baskıları kırmayı hedefliyor. Gıda ve enerji gibi değişken kalemlerdeki oynaklığı azaltacak tarımsal reformlar da gündemdeki yerini koruyor.
Türkiye ekonomisi, geçmiş yıllarda küresel pandemi ve jeopolitik gerilimler nedeniyle zorlu bir süreçten geçti. Ancak son dönemde atılan rasyonel adımlar, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının da dikkatini çekmiş durumda. Uzmanlar, enflasyonun düşüş eğiliminin kalıcı olması için mali disiplinin korunmasının şart olduğunu belirtiyor. Geçmişte yaşanan benzer süreçlerde, reformların kesintiye uğramasının enflasyonu tekrar yükselttiği hatırlatılırken, bu kez kararlılık vurgusu ön plana çıkıyor.
Önümüzdeki dönemde enflasyonun kademeli olarak tek haneli rakamlara indirilmesi, hükümetin temel makroekonomik hedefi olmaya devam edecek. Bu süreçte, küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların ve jeopolitik risklerin yönetilmesi, ekonomi yönetiminin en büyük sınavı olacak. Yılmaz’ın mesajları, piyasalara 'istikrar' ve 'öngörülebilirlik' sinyali vererek, yabancı yatırımcı ilgisinin artırılmasının hedeflendiğini de gösteriyor. Sürdürülebilir büyüme için, verimlilik artışını sağlayacak dijital ve yeşil dönüşüm yatırımlarının hızlanması bekleniyor.
Özetle, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeledeki kararlılığını bir kez daha teyit ediyor. Reformların devam edeceği vurgusu, piyasalardaki güveni pekiştirirken, reel sektöre verilen destekler ekonominin üretim kapasitesini korumayı amaçlıyor. Türkiye, bir yandan enflasyonu dizginlemeye çalışırken diğer yandan ekonomik büyüme potansiyelini kaybetmemek için dengeli bir yol haritası izlemeye devam ediyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.