
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Emine Erdoğan, Srebrenitsa katliamının yıl dönümünde yaptığı açıklamada, yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini vurgulayarak insanlığın vicdanına seslendi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, 20. yüzyılın en büyük insanlık trajedilerinden biri olarak kabul edilen Srebrenitsa katliamının 31. yıl dönümü vesilesiyle bir anma mesajı yayınladı. 1995 yılında Bosna Hersek'te yaşanan ve binlerce masumun hayatını kaybettiği bu acı olay, sadece Bosna halkının değil, tüm dünyanın ortak hafızasında derin bir iz bıraktı. Emine Erdoğan, mesajında bu katliamı anmanın bir tercih değil, insanlık vicdanını ayakta tutmak için bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Srebrenitsa, uluslararası toplumun gözleri önünde gerçekleşen ve bir daha asla yaşanmaması gereken bir müdahalesizlik örneği olarak tarihe kazındı. Emine Erdoğan, geçmişte yaşanan acıların unutulmasının, benzer trajedilerin tekrarlanmasına kapı aralayacağını belirterek, adaletin ve barışın tesisi için yaşananların her daim hatırlanması gerektiğini vurguladı. Bu anmalar, aynı zamanda kurbanların yakınlarına duyulan saygının bir ifadesi olarak önem taşıyor.
Srebrenitsa katliamı, uluslararası hukuk ve insan hakları açısından hala tartışılan ve dersler çıkarılması gereken bir olay olmaya devam ediyor. Emine Erdoğan’ın ifadeleri, Türkiye’nin Bosna Hersek’e olan desteğinin sadece ekonomik veya siyasi değil, aynı zamanda insani ve vicdani bir temele dayandığını gösteriyor. Türkiye, Balkanlar'da barışın korunması ve huzurun daim kılınması için yıllardır aktif bir diplomasi yürütüyor.
Emine Erdoğan'ın mesajı, sadece geçmişe bir selam göndermekle kalmıyor, aynı zamanda günümüz dünyasındaki çatışmalara da dikkat çekiyor. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan mağduriyetlere karşı sessiz kalınmaması gerektiğini belirten Erdoğan, vicdanın sesinin tüm siyasi çıkarların üzerinde tutulması gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşım, Türkiye'nin dış politikasında da sıklıkla dile getirilen 'insan odaklı' duruşun bir yansıması olarak görülüyor.
Gelecek nesillere daha yaşanabilir ve adil bir dünya bırakmanın yolu, geçmişteki hatalardan ders çıkarmaktan geçiyor. Srebrenitsa gibi acı olayların anılması, genç kuşaklarda barış kültürünün yerleşmesine ve empati yeteneğinin gelişmesine katkı sağlıyor. Türkiye'nin bu yöndeki kararlı duruşu, Bosna Hersek halkı ile olan tarihi bağları güçlendirmeye ve barışın kalıcı olmasına hizmet ediyor.
Sonuç olarak, Emine Erdoğan'ın Srebrenitsa mesajı, bir kez daha insanlık onurunun her şeyin üstünde olduğunu hatırlatıyor. Katliamda hayatını kaybedenleri rahmetle anarken, adaletin ve barışın tüm dünyada hakim olması için vicdanların sesi olmaya devam etmenin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.