
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İngiltere'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, yaşamın ilk iki yılında şeker alımını sınırlandırmanın, yetişkinlik döneminde daha güçlü bir beyin sağlığı ile bağlantılı olabileceğini gösteriyor.
İngiltere'de yürütülen yeni bir bilimsel araştırma, yaşamın ilk 1000 gününde beslenme alışkanlıklarının, ilerleyen yaşlarda bireyin bilişsel fonksiyonları üzerinde nasıl belirleyici bir rol oynayabileceğini gözler önüne seriyor. İki yaşından önce şeker tüketiminin sınırlandırılmasının, özellikle kronik hastalık risklerini azaltmanın yanı sıra, beyin sağlığının korunmasında da kritik bir faktör olabileceği vurgulanıyor.
Bilim insanları, İngiltere'deki geniş kapsamlı bir sağlık veritabanını kullanarak, erken yaşta şeker alımı ile yetişkinlik dönemindeki sağlık sonuçlarını karşılaştırmalı olarak inceledi. Araştırma sonuçları, şekerli gıdalarla erken yaşta tanışan bireylerin, ilerleyen yıllarda diyabet ve yüksek tansiyon gibi metabolik sendromlara yakalanma riskinin arttığını ve bu durumun dolaylı olarak beyin fonksiyonlarını zayıflattığını gösteriyor. Veriler, özellikle işlenmiş gıdalardaki ilave şekerlerin, gelişmekte olan bir beyin üzerinde uzun vadeli olumsuz izler bırakabileceğini destekliyor.
Beyin gelişimi, yaşamın ilk yıllarında son derece hızlı ve hassas bir süreçte ilerler; bu dönemde tüketilen besinler, nöronlar arasındaki bağlantıların kurulmasında temel yapı taşlarını oluşturur. Aşırı şeker tüketimi, vücutta sistemik inflamasyonu tetikleyebilmekte ve bu durum nörolojik sağlığı doğrudan etkileyerek bilişsel gerileme riskini artırabilmektedir. Uzmanlar, çocukların damak tadının henüz şekillenmediği bu dönemde doğal gıdalarla beslenmenin, ileriki yaşlarda sağlıklı beslenme alışkanlıklarını da desteklediğini belirtiyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve çeşitli ulusal sağlık otoriteleri, uzun yıllardır çocukların ek şeker tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini savunmaktadır. Geçmişte yapılan benzer çalışmalar, şekerli içeceklerin ve atıştırmalıkların çocukluk çağı obezitesini tetiklediğini kanıtlamıştı, ancak bu yeni araştırma beyin sağlığı üzerindeki doğrudan olumsuz etkileri daha geniş bir perspektifle ele alıyor. Beslenme alışkanlıklarının sadece fiziksel değil, zihinsel sağlığın da temelini oluşturduğu gerçeği, modern tıp dünyasında giderek daha fazla kabul görüyor.
Bu bulguların, ebeveynlerin beslenme tercihlerini ve genel halk sağlığı politikalarını şekillendirmesi bekleniyor; özellikle okul öncesi eğitim kurumlarında şekerli ürünlerin kısıtlanmasına yönelik yeni düzenlemeler gündeme gelebilir. Gelecekte, erken yaşta şeker tüketimi ile bilişsel kapasite arasındaki ilişkinin daha detaylı klinik deneylerle desteklenmesi ve beslenme rehberlerinin bu veriler ışığında güncellenmesi öngörülüyor.
Özetle, yaşamın ilk iki yılındaki beslenme tercihlerimiz, sadece fiziksel vücut yapımızı değil, zihinsel kapasitemizin gelecekteki sınırlarını da çiziyor. Erken yaşta şeker kısıtlaması, bireylerin uzun vadeli sağlık kalitesini artıran ve bilişsel yeteneklerini koruyan bir önleyici tıp stratejisi olarak öne çıkıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.