
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Faslı üst düzey bir yetkili, düzensiz göçün sadece tek bir ülkenin sorunu olmadığını belirterek, uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Fas'ın kendi sorumluluklarını yerine getirdiğini vurgulayan yetkili, Avrupa'ya yönelik göç rotalarında ortak bir strateji geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Faslı üst düzey bir yetkili, son dönemde artan düzensiz göç hareketlerine ilişkin yaptığı açıklamada, bu meselenin küresel bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Fas'ın coğrafi konumu gereği Avrupa ile Afrika arasında bir geçiş güzergahı olması, ülkeyi göç yönetiminde kritik bir noktaya taşıyor. Yetkili, Fas hükümetinin bu konuda üzerine düşen payı fazlasıyla üstlendiğini belirterek, sınır güvenliği ve insan kaçakçılığıyla mücadele süreçlerinde gösterilen çabanın altını çizdi.
Fas, uzun yıllardır hem kendi sınırlarını korumak hem de göçmenlerin haklarını gözetmek arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Özellikle Kuzey Afrika kıyılarından Avrupa'ya geçişleri engellemek adına yoğun güvenlik önlemleri alan Rabat yönetimi, aynı zamanda göçmenlerin insani ihtiyaçlarının karşılanması noktasında da uluslararası kuruluşlarla iş birliği yürütüyor. Yetkilinin açıklamaları, bu operasyonel sürecin yüksek maliyetlerine ve lojistik zorluklarına dikkat çeken bir mesaj niteliği taşıyor.
Düzensiz göçle mücadelenin tek taraflı bir çabayla çözülemeyeceği gerçeği, Avrupa Birliği ve Kuzey Afrika ülkeleri arasındaki diplomatik görüşmelerin ana gündem maddesini oluşturuyor. Faslı yetkili, Avrupa'nın göç politikalarında daha kapsayıcı ve destekleyici bir tavır takınması gerektiğini belirterek, yük paylaşımının adil bir şekilde yapılması çağrısında bulundu. Özellikle göçün kökenindeki ekonomik nedenlerin ortadan kaldırılması için kalkınma yardımlarının artırılması, çözümün bir parçası olarak görülüyor.
Akdeniz rotası, son on yılda dünyanın en tehlikeli ve en çok kullanılan göç yollarından biri haline geldi. Fas, tarihsel olarak bu rotanın kilit noktalarından biri olmuş ve Avrupa ülkeleri ile göç yönetimi konusunda birçok anlaşmaya imza atmıştır. Ancak değişen jeopolitik dengeler ve artan insani krizler, mevcut anlaşmaların gözden geçirilmesini ve yeni mekanizmaların kurulmasını zorunlu kılıyor. Fas, bu süreçte sadece bir bekçi değil, aynı zamanda çözüm ortağı olarak konumlanmak istiyor.
Önümüzdeki dönemde Fas ile AB arasındaki göç anlaşmalarının daha sıkı bir güvenlik iş birliğine evrilmesi bekleniyor. Eğer ortak bir sorumluluk bilinciyle hareket edilirse, düzensiz göçün yarattığı insani dramların azaltılması ve yasal göç kanallarının güçlendirilmesi mümkün olabilir. Ancak taraflar arasındaki ekonomik ve siyasi beklentilerin uyuşmaması durumunda, mevcut düzensiz göç baskısının devam edeceği tahmin ediliyor.
Özetle Fas, göçle mücadelede kararlı olduğunu ancak bu yükün tek başına taşınamayacağını tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyor. Uluslararası toplumun, göçün kök nedenlerine odaklanan ve sınır güvenliğini insani değerlerle birleştiren bir yaklaşım sergilemesi, bölgedeki istikrar için hayati önem taşıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.