
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, haziran ayı boyunca İsrailli yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'ya 26 kez baskın düzenlediğini ve El-Halil'deki Haremi İbrahim Camii'nde ezan okunmasının 84 kez engellendiğini açıkladı.
Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı tarafından yayımlanan Haziran raporu, Mescid-i Aksa ve Haremi İbrahim Camii üzerindeki baskıların devam ettiğini ortaya koydu. Rapora göre, geçtiğimiz ay içerisinde İsrailli gruplar, polis ve asker koruması altında Mescid-i Aksa'nın avlusuna 26 kez girdi. Bu durum, bölgedeki kutsal mekanlarda ibadet özgürlüğünün kısıtlanması yönündeki endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Sadece Mescid-i Aksa değil, El-Halil şehrinde bulunan tarihi Haremi İbrahim Camii de yoğun kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı. Bakanlık verilerine göre, Haziran ayı boyunca camide ezan okunması tam 84 kez engellendi. Bu kısıtlamalar, uluslararası hukuk ve insan hakları örgütleri tarafından dini vecibelerin yerine getirilmesine yönelik bir müdahale olarak değerlendiriliyor.
Baskınlar sırasında İsrail güvenlik güçlerinin yerleşimcilere sağladığı koruma, bölgedeki gerilimin temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Filistinli yetkililer, bu tür eylemlerin Mescid-i Aksa’nın statüsünü değiştirme girişimi olduğunu savunurken, Müslümanların kutsal mekanlarına erişiminin zorlaştırılmasının barış sürecine zarar verdiğine dikkat çekiyor. Bakanlık, uluslararası toplumu bu ihlallere karşı daha aktif bir tutum sergilemeye davet ediyor.
Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi olmasının yanı sıra, İsrail ve Filistin arasındaki çatışmaların merkezinde yer alan sembolik bir öneme sahip. 1967 yılından bu yana süregelen 'statüko' gereği, Müslüman olmayanların Aksa'da ibadet etmemesi gerekirken, son yıllarda yerleşimcilerin düzenli baskınları bu durumu fiilen tartışmalı hale getirdi. Bu durum, Kudüs'teki hassas dengelerin her an bozulabileceği gerçeğini hatırlatıyor.
Birleşmiş Milletler ve çeşitli uluslararası kuruluşlar, Kudüs'teki dini mekanların statüsünün korunması gerektiğini defalarca vurguladı. Ancak sahadaki uygulamalar, özellikle dini bayramlar veya özel günlerde bu ihlallerin arttığını gösteriyor. Uzmanlar, bu tür baskınların bölgedeki toplumsal barışı tehdit ettiğini ve yerel halk arasındaki huzursuzluğu derinleştirdiğini belirtiyor.
Bölgedeki baskınlar ve ibadet kısıtlamaları devam ettiği sürece, Kudüs'teki gerilimin azalması oldukça güç görünüyor. Uluslararası toplumun baskılarını artırmaması durumunda, bu tür provokasyonların daha geniş çaplı çatışmalara yol açma riski bulunuyor. Önümüzdeki dönemde, kutsal mekanların korunmasına yönelik diplomatik girişimlerin ana gündem maddesi olacağı tahmin ediliyor.
Filistin Vakıflar Bakanlığı’nın verileri, Haziran ayında yaşanan hak ihlallerinin boyutunu gözler önüne seriyor. Mescid-i Aksa ve Haremi İbrahim Camii üzerindeki baskılar, bölgedeki çatışmanın dini ve kültürel boyutunun ne kadar derin olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Barış için, dini özgürlüklerin ve kutsal mekanların statüsüne saygı gösterilmesinin bir zorunluluk olduğu vurgulanıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.