
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Filistin Dışişleri Bakanı Farsin Ağabekian Şahin, Kudüs'ün İsrail'in saldırılarının en tehlikeli aşamasıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Filistin Dışişleri ve Gurbetçilerden Sorumlu Devlet Bakanı Farsin Ağabekian Şahin, işgal altındaki Kudüs'ün tarihindeki en tehlikeli ve kritik aşamalardan birinden geçtiğini ifade etti. Bakan Şahin, İsrail'in Kudüs'e yönelik politikalarının sadece fiziksel saldırılarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda şehrin demografik ve kültürel yapısını değiştirmeye yönelik sistematik bir çaba olduğunu vurguladı. Bu açıklamalar, Kudüs'ün statüsünün korunması için uluslararası topluma yapılan acil bir yardım çağrısı niteliği taşıyor.
Bakan Şahin'e göre, Kudüs'te uygulanan mevcut politikalar, şehrin Filistin kimliğinin tamamen silinmesini hedefliyor. Özellikle kutsal mekanlara erişimin kısıtlanması, mülklerin ellerinden alınması ve yerleşim yerlerinin genişletilmesi, bu tehlikeli aşamanın en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Şahin, uluslararası hukukun hiçe sayıldığını ve İsrail'in attığı adımların Kudüs'ün çok kültürlü yapısını yok etme riski taşıdığını belirtiyor. Bakanın ifadeleri, sahadaki durumun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne seriyor.
Kudüs'ün statüsü, uluslararası hukukta uzun yıllardır tartışmalı ve hassas bir konu olmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler kararları, Kudüs'ün statüsünün müzakereler yoluyla belirlenmesi gerektiğini savunsa da, İsrail'in attığı tek taraflı adımlar bu kararları işlevsiz kılıyor. Bakan Şahin'in vurguladığı gibi, uluslararası toplumun bu ihlallere karşı sessiz kalması, mevcut saldırgan politikalara zımni bir onay verilmesi anlamına geliyor. Hukuki süreçlerin yavaş işlemesi, sahadaki gerçekliğin geri dönülemez şekilde değişmesine neden oluyor.
Kudüs, üç semavi din için kutsal kabul edilen ve tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Ancak 1967 yılından bu yana süregelen işgal ve ardından gelen tek taraflı ilhak girişimleri, şehrin tarihsel dokusunu ciddi şekilde bozmuştur. Geçmişte yaşanan tüm diplomatik çabalar, Kudüs'ün statüsü konusunda tarafları bir araya getirmekte yetersiz kalmıştır. Bu tarihsel birikim, bugünkü gerilimin temel nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor ve sorunun çözümünü her geçen gün daha karmaşık hale getiriyor.
Bakan Şahin'in uyarıları, Kudüs'ün geleceğinin sadece Filistinliler için değil, tüm bölge barışı için hayati olduğunu gösteriyor. Eğer uluslararası toplum, İsrail'in Kudüs üzerindeki baskılarını durduracak somut adımlar atmazsa, şehrin statüsü konusundaki belirsizlik derinleşmeye devam edecek. Gelecekte, Kudüs'te yaşanacak herhangi bir yeni gerilim, bölgedeki çatışmaları tetikleyebilir ve barış umutlarını tamamen ortadan kaldırabilir. Diplomatik baskının artırılması, şehrin geleceği için tek umut ışığı olarak değerlendiriliyor.
Filistin Dışişleri Bakanı Farsin Ağabekian Şahin'in açıklamaları, Kudüs'te yaşananların bir anlık olaylar değil, sistematik bir sürecin parçası olduğunu ortaya koyuyor. Şehrin kimliğinin ve statüsünün korunması, sadece siyasi bir mesele değil, aynı zamanda insani ve kültürel bir sorumluluktur. Uluslararası toplumun bu uyarıları dikkate alması ve Kudüs'ün tarihi mirasını korumak için harekete geçmesi, bölgede adil ve kalıcı bir barışın tesisi için elzemdir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.