
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İsrail ordusunun Gazze kent merkezine düzenlediği hava saldırısında El-Muttakin Camisi yerle bir edildi, bölgedeki sivil yerleşim alanları ağır hasar gördü.
Gazze'nin kalbinde yer alan El-Muttakin Camisi, İsrail savaş uçaklarının gerçekleştirdiği hava saldırıları sonucu tamamen enkaza dönüştü. Bölgedeki tanıklar, saldırının aniden gerçekleştiğini ve caminin çevresindeki sivil yerleşim birimlerinin de büyük ölçüde zarar gördüğünü belirtti. Gazze'deki Sivil Savunma Ekipleri, enkaz altında kalan olabileceği endişesiyle arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor.
Saldırı sadece camiyi hedef almakla kalmadı, aynı zamanda yerinden edilmiş sivillerin sığındığı çadırları ve çevredeki konutları da vurdu. Bölgede yaşayan yüzlerce Filistinli, sadece ibadethanelerini değil, aynı zamanda sığındıkları son barınaklarını da kaybetti. Uluslararası insani hukuk kuralları, ibadethanelerin ve sivil yerleşimlerin çatışmalardan korunmasını zorunlu kılsa da, Gazze'deki sahadaki durum bu kuralların sistematik olarak ihlal edildiğini gösteriyor.
Gazze'de aylardır devam eden saldırılar, bölgedeki altyapıyı tamamen çökertmiş durumda. Camilerin, hastanelerin ve eğitim kurumlarının yıkılması, sadece fiziksel bir yıkımı değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın ve sosyal yaşamın da hedef alındığını ortaya koyuyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze'deki yapı stokunun büyük bir kısmı ya tamamen yıkılmış ya da kullanılamaz hale gelmiş durumda. Bu durum, milyonlarca insanın temiz su, gıda ve barınma gibi en temel ihtiyaçlara erişimini imkansız kılıyor.
İbadethanelerin askeri hedef olarak seçilmesi, uluslararası hukuk uzmanları tarafından savaş suçu kapsamında değerlendiriliyor. Cenevre Sözleşmeleri, kültürel ve dini yapıların korunmasını açıkça hükme bağlıyor. Ancak İsrail ordusu, bu tür yapıların 'askeri amaçlarla kullanıldığını' iddia ederek saldırılarını gerekçelendiriyor. Bağımsız gözlemciler ise bu iddiaların kanıtlanmadığını ve sivil halkın korunması ilkesinin her koşulda geçerli olması gerektiğini savunuyor.
Gazze'deki yıkım, çatışmaların sona ermesinden sonra dahi bölgenin on yıllarca sürecek bir yeniden inşa sürecine ihtiyaç duyacağını gösteriyor. Bugün yıkılan bir cami, yarın bir okul veya ev; bölge halkı için her saldırı, geleceğe dair umutların biraz daha azalması anlamına geliyor. Uluslararası toplumun, yıkımın boyutlarına karşı daha etkin bir şekilde harekete geçmemesi, insani trajedinin daha da derinleşmesine yol açıyor.
Gazze'de yaşananlar, sadece bir çatışma değil, aynı zamanda büyük bir insani kıyımdır. El-Muttakin Camisi'nin yıkılması, bölgedeki yıkımın sembollerinden biri haline geldi. İnsanlığın ortak mirası olan dini mekanların ve sivil yaşam alanlarının korunması, uluslararası toplumun vicdani bir sorumluluğudur. Savaşın sona ermesi ve barışın tesisi için atılacak adımlar, artık daha fazla geciktirilmemelidir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.