
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Gazze Şeridi'nde yürütülen askeri operasyonlar sırasında düzenlenen saldırılarda, aralarında çocukların da bulunduğu 14 sivil yaşamını yitirdi. Bölgedeki insani kriz derinleşmeye devam ediyor.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne yönelik sürdürdüğü askeri harekat, sivil yerleşim alanlarında ciddi can kayıplarına yol açmaya devam ediyor. Son gelen bilgilere göre, düzenlenen hava saldırıları sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısı 14'e yükselmiş durumda. Bu kayıplar arasında iki çocuk ve henüz dünyaya gelmemiş bir bebeğin de bulunması, bölgedeki trajedinin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Hedef alınan bölgelerde sivil altyapının zarar görmesi, bölgedeki sağlık hizmetlerini de durma noktasına getirdi. Görgü tanıkları ve yerel kaynaklar, saldırıların yoğun nüfuslu alanlarda gerçekleştiğini ve kurtarma çalışmalarının kısıtlı imkanlarla yürütüldüğünü belirtiyor. Anne karnında hayatını kaybeden bebek vakası, tıbbi müdahale imkanlarının bölgedeki kısıtlılığına dair endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Birleşmiş Milletler ve çeşitli uluslararası kuruluşlar, sivillerin korunması adına acil ateşkes çağrılarını yinelemeye devam ediyor. Ancak, sahada varılan veya müzakere edilen anlaşmalara rağmen çatışmaların durdurulamaması, diplomatik süreçlerin işlevselliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Uluslararası insancıl hukuk kuralları, sivil yerleşim yerlerinin korunmasını temel bir yükümlülük olarak tanımlasa da, sahadaki pratik uygulamalar bu kuralların gerisinde kalıyor.
Gazze'deki mevcut durum, yıllardır süregelen siyasi ve askeri gerilimin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki ablukalar ve düzenli aralıklarla gerçekleşen askeri operasyonlar, bölge halkı için sürdürülebilir bir yaşam alanını imkansız kılıyor. Ekonomik çöküş, altyapı eksikliği ve sürekli artan can kayıpları, bölgedeki insani krizin kronikleştiğini gösteriyor.
Çatışmaların mevcut şiddetiyle devam etmesi durumunda, bölgedeki insani felaketin daha geniş bir coğrafyaya yayılma riski bulunuyor. Uluslararası toplumun sürece dair daha kararlı ve çözüm odaklı adımlar atmaması, bölgesel istikrarın daha da zayıflamasına neden olabilir. Önümüzdeki süreçte insani yardım koridorlarının açılması ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, çözüm için tek yol olarak görülüyor.
Gazze'de yaşanan son can kayıpları, uzun süredir devam eden çatışmaların sadece askeri değil, aynı zamanda derin bir insani boyutu olduğunu bir kez daha kanıtladı. 14 sivilin ölümüyle sonuçlanan bu son saldırılar, taraflar arasındaki uçurumun kapatılmasının ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Uluslararası kamuoyu, bölgedeki acıların dindirilmesi için daha somut adımlar bekliyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.