Gülistan Doku'nun kaybolması ve ardından yaşananlar, Türkiye'nin gündemine oturan ve uzun süre tartışılan bir olay olmuştu. Gülistan Doku'nun sır ölümüyle ilgili soruşturma devam ederken, olayla ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in tutuklanmasının ardından, eşi Handan Sonel hakkında da suç duyurusunda bulunuldu ve gözaltı talebi istendi. Bu gelişme, soruşturmanın seyrini değiştirecek mi, merak konusu.
Gülistan Doku, 2020 yılının Ocak ayında Tunceli'de kaybolmuş ve uzun süre kendisinden haber alınamamıştı. Ailesi ve sevenleri, Gülistan'ın bulunması için büyük çaba göstermiş, ancak arama çalışmaları sonuçsuz kalmıştı. Daha sonra, Gülistan Doku'nun cansız bedeni, Uzunçayır Barajı'nda bulunmuştu. Ölümüyle ilgili birçok soru işareti bulunan Gülistan Doku'nun soruşturması, o günden beri devam ediyor.
Soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında da çeşitli iddialar ortaya atılmıştı. Tuncay Sonel, soruşturmanın selameti açısından görevinden alınmış ve hakkında soruşturma başlatılmıştı. Yapılan soruşturmalar sonucunda, Tuncay Sonel tutuklanmıştı. Şimdi de eşi Handan Sonel hakkında suç duyurusunda bulunulması ve gözaltı talebi istenmesi, olayın daha da derinleştiğini gösteriyor.
Gülistan Doku'nun ailesi, soruşturmanın başından beri olayın aydınlatılması için yetkililere çağrıda bulunmuştu. Aile, Gülistan'ın ölümünde sorumluluğu bulunan herkesin adalet önüne çıkarılmasını istiyor. Handan Sonel hakkında suç duyurusunda bulunulması ve gözaltı talebi istenmesi, ailenin umutlarını yeniden yeşertti.
Hukukçular, Handan Sonel hakkında suç duyurusunda bulunulmasının ve gözaltı talebi istenmesinin, soruşturmanın seyrini değiştirebileceğini belirtiyor. Ancak, soruşturmanın sonucunu etkileyecek kesin bir şey söylemek için henüz erken olduğunu da vurguluyorlar. Soruşturmanın titizlikle yürütülmesi ve tüm delillerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorlar.
Gülistan Doku soruşturması, Türkiye'de kadın cinayetleri ve kayıp vakaları konusundaki hassasiyeti bir kez daha gündeme getirdi. Kadın örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, Gülistan Doku soruşturmasının takipçisi olacaklarını ve olayın aydınlatılması için ellerinden geleni yapacaklarını açıkladılar.
Gülistan Doku'nun ölümüyle ilgili sır perdesinin aralanması, sadece ailesi ve sevenleri için değil, tüm Türkiye için büyük önem taşıyor. Olayın aydınlatılması, adaletin sağlanması ve benzer olayların yaşanmaması için önemli bir adım olacaktır.
Soruşturmanın devam ettiği bu süreçte, yetkililerin titizlikle çalışması ve tüm delilleri değerlendirmesi gerekiyor. Gülistan Doku'nun ölümünde sorumluluğu bulunan herkesin adalet önüne çıkarılması, kamuoyunun vicdanını rahatlatacak ve adalete olan güveni artıracaktır.