
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Tunceli’de 2020 yılından beri kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Gözaltına alınan 5 şüpheliden ikisi tutuklanırken, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma, yargı makamları tarafından titizlikle takip ediliyor. Yıllardır süren belirsizliğin aydınlatılması amacıyla başlatılan son operasyonlarda, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 5 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden ikisi hakkında tutuklama kararı verilirken, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Gülistan Doku, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nde eğitim gördüğü sırada Tunceli’de kaybolmuştu. Kaybolduğu günden bu yana Munzur Baraj Gölü başta olmak üzere geniş bir alanda arama çalışmaları yürütülmüş, ancak öğrencinin izine rastlanamamıştı. Ailesinin ve kamuoyunun ısrarlı talepleri üzerine dosya sürekli güncel tutulmuş ve yeni deliller ışığında soruşturma derinleştirilmişti.
Kayıp vakalarında zamanın geçmesi, delillerin toplanmasını ve tanık ifadelerinin doğrulanmasını zorlaştıran bir faktör olarak öne çıkıyor. Gülistan Doku dosyası, hem teknik incelemelerin hem de çapraz sorguların yoğunlaştığı karmaşık bir süreç olarak dikkat çekiyor. Yargı organları, dosyadaki her bir detayı inceleyerek, olayın üzerindeki sis perdesini aralamak için çalışmalarını sürdürüyor.
Gülistan Doku’nun ailesi, uzun süredir adalet çağrısında bulunarak kızlarının akıbetinin netleşmesini bekliyor. Toplumun geniş kesimleri tarafından da yakından takip edilen bu dava, kayıp vakalarında hukuki sürecin ne kadar hassas yürütülmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Hukukçular, delillerin somutlaştırılmasının davanın seyri açısından belirleyici olacağını vurguluyor.
Tutuklanan şüphelilerin ifadeleri ve soruşturmanın devam eden aşamaları, Gülistan Doku’nun kayboluşuna dair gerçeklerin ortaya çıkarılmasında kilit rol oynayabilir. Savcılığın hazırlayacağı iddianame ve mahkeme süreci, ailenin ve kamuoyunun yıllardır süren bekleyişinin bir sonuca bağlanması adına büyük önem taşıyor. Soruşturmanın, kayıp vakalarında benzer bir hukuksal emsal teşkil etmesi de bekleniyor.
Özetle, Gülistan Doku soruşturmasındaki son tutuklamalar, davanın derinleştirildiğini ve yeni bulgulara odaklanıldığını gösteriyor. Adalet mekanizması, kayıp öğrencinin akıbetini netleştirmek için çalışmalarını sürdürürken, tüm gözler yargıdan çıkacak nihai karara çevrilmiş durumda. Hukuki sürecin şeffaf bir şekilde ilerlemesi, adaletin tecellisi için en önemli beklenti olarak öne çıkıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.