
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada, dönemin valisi ile eski bir polisin yazışmaları kamuoyuna yansıdı; iki kişi gözaltına alındı.
Gülistan Doku soruşturması, ortaya çıkan yeni kanıtlar ve yazışmalarla birlikte derinleşmeye devam ediyor. Tunceli'de yürütülen soruşturma kapsamında iki kişinin daha gözaltına alınması, olayın arka planındaki iddiaların yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Soruşturma dosyasına giren belgeler, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile ihraç edilen polis memuru Gökhan Ertok arasındaki iletişimi gün yüzüne çıkardı.
Ortaya çıkan telefon yazışmaları, dönemin idarecileri ile emniyet mensupları arasındaki ilişki ağına dair çarpıcı detaylar içeriyor. İddialara göre, Tuncay Sonel'in kendisi aleyhine sosyal medya üzerinde paylaşımda bulunan kişilerin tespit edilerek yakalatıldığı ve bu kişilere yönelik kötü muamele yapıldığı belirtiliyor. Bu durum, soruşturmanın seyrini sadece Gülistan Doku vakasıyla sınırlı tutmayıp, idari usulsüzlük iddialarını da kapsayacak şekilde genişletti.
Ankara'da yürütülen yeni operasyonlar, soruşturmanın merkezi otorite tarafından daha yakından takip edildiğini gösteriyor. İhraç edilen polis memuru Gökhan Ertok'un rolü ve valilik makamı ile olan iletişimi, yargı sürecinin en önemli odak noktalarından biri haline geldi. Hukukçular, bu tür yazışmaların delil niteliği taşıdığını ve geçmişe dönük diğer dosyaların da yeniden incelenmesi için yasal bir zemin oluşturabileceğini vurguluyor.
Gülistan Doku'nun kaybolması, Türkiye'de uzun süredir kamuoyunun vicdanını yaralayan dosyalardan biri olma özelliğini koruyor. Olayın yaşandığı günden bu yana, arama çalışmaları ve soruşturma süreçleri birçok kez eleştiri konusu olmuştu. Özellikle yerel bürokrasinin sürece dahil olma biçimi ve şeffaflık tartışmaları, olayın başından beri gündemdeki yerini koruyan temel meseleler arasında yer alıyor.
Bu yeni gözaltıların, Gülistan Doku'nun akıbetine dair uzun süredir beklenen gerçeklerin ortaya çıkmasında bir dönüm noktası olması bekleniyor. Adli makamların yürüteceği detaylı incelemeler, sadece bu dosya için değil, benzer şekilde yürütülen diğer soruşturmalar için de emsal teşkil edebilir. Kamuoyu, adaletin tecelli etmesi adına sürecin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğini belirtiyor.
Gülistan Doku soruşturmasındaki bu son gelişmeler, adaletin zaman aşımına uğramadan tecelli etmesi için atılan kritik adımlar olarak görülüyor. Yazışmaların ortaya çıkması, idari sorumlulukların ve şahsi eylemlerin birbirinden ayrılması noktasında yargıya önemli bir görev yüklemiş durumda. Sürecin şeffaf bir şekilde sonuçlanması, hukukun üstünlüğü ilkesi açısından büyük önem taşıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.