
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Tunceli'de 2020 yılından beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun dosyasıyla ilgili yürütülen soruşturmada, aralarında emniyet mensuplarının da bulunduğu 18 kişi gözaltına alındı.
Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetiyle ilgili yürütülen hukuki süreçte önemli bir aşamaya gelindi. Soruşturma kapsamında, olayın aydınlatılmasına yönelik yürütülen çalışmalar neticesinde 18 kişi gözaltına alındı. Bu gelişme, davanın seyri açısından oldukça kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
Gözaltına alınan isimler arasında emniyet teşkilatından çeşitli kademelerde görevli personel bulunması kamuoyunun dikkatini çekti. Listede bir emniyet müdürü, bir emniyet amiri, bir başkomiser, bir komiser ve bir başpolis ile 10 polis memurunun yanı sıra bir bilgisayar işletmeni ve üç emekli polis memuru yer alıyor. Dosyadaki bu geniş kapsamlı operasyon, soruşturmanın derinleştirilerek farklı boyutlara taşındığını gösteriyor.
Gülistan Doku, 2020 yılının Ocak ayında Tunceli’de ortadan kaybolduğundan bu yana ailesi, hukukçular ve sivil toplum kuruluşları tarafından arama çalışmalarının daha titiz yapılması talepleriyle gündeme gelmişti. Olayın hemen ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları, özellikle Uzunçayır Baraj Gölü üzerinde günlerce sürmüş ancak genç kızın izine rastlanamamıştı. Aradan geçen yıllar içerisinde dosya, birçok kez bilirkişi incelemeleri ve yeni tanık beyanlarıyla güncellendi.
Geçmiş yıllardaki soruşturma süreçlerinde, Doku’nun son görüştüğü kişiler ve olay günü hareketliliği üzerine odaklanılmıştı. Aile, kızlarının kaybolmasıyla ilgili ihmal iddialarını sık sık dile getirirken, yargı makamları da olayın üzerindeki sis perdesini kaldırmak için yeni delillere ulaşmaya çalışıyor. Bu yeni gözaltı kararları, adli makamların dosyadaki şüpheleri gidermek adına daha kapsamlı bir inceleme yürüttüğünün bir işareti olarak yorumlanıyor.
Hukuk uzmanları, bu denli geniş çaplı bir gözaltı sürecinin, dava dosyasındaki boşlukların doldurulması ve olayın üzerindeki belirsizliğin kaldırılması noktasında önemli bir rol oynayacağını ifade ediyor. İfadelerin alınmasıyla birlikte, savcılığın yeni bir iddianame hazırlığı yapması veya mevcut dosyadaki ihmal iddialarını somut delillere dayandırması bekleniyor. Kamuoyu, yıllardır sonuçlanmayan bu davanın artık bir neticeye ulaşmasını bekliyor.
Gülistan Doku dosyası, Türkiye’nin en uzun süreli ve en çok takip edilen kayıp vakalarından biri olma özelliğini koruyor. Yeni gözaltıların ardından sürecin nasıl ilerleyeceği ve emniyet mensuplarına yönelik suçlamaların içeriği, önümüzdeki günlerde yapılacak resmi açıklamalarla netleşecek. Adaletin tecelli etmesi adına yürütülen çalışmalar, ailenin ve toplumun gözünün bu davada olmaya devam edeceğini gösteriyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.