
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada, eski Vali Tuncay Sonel hakkında hazırlanan sevk yazısında dikkat çeken 'organize yapı' iddiaları yer aldı.
Gülistan Doku'nun 2020 yılından bu yana süren kaybolma vakasında, yargı süreci yeni bir evreye girdi. Eski Tuncay Sonel'in tutuklanmasıyla sonuçlanan süreçte hazırlanan sevk yazısı, olayın münferit bir kaybolma vakasından ziyade, organize bir yapı tarafından yönetilen bir süreç olabileceğine dair ciddi bulgular içeriyor. Dosyaya giren yeni detaylar, kamuoyunda uzun süredir beklenen aydınlatma sürecinin daha karmaşık bir ağa işaret ettiğini gösteriyor.
Hazırlanan sevk yazısında, şüphelilerin olay sonrası dönemde birbiriyle olan ilişkileri ve olayların akışını manipüle etmeye yönelik girişimleri detaylandırılıyor. Özellikle 'karanlık bir ilişki ağı' ifadesinin kullanılması, soruşturmanın derinleştirilerek farklı isimlere de uzanabileceği sinyalini veriyor. Yazıda, delillerin karartılması ve tanıkların yönlendirilmesi gibi iddiaların altının çizilmesi, yargı makamlarının konuya ne kadar ciddiyetle yaklaştığını kanıtlıyor.
Gülistan Doku, Munzur Üniversitesi öğrencisiyken kaybolduğunda, arama çalışmaları günlerce sürmüş ancak somut bir bulguya ulaşılamamıştı. O dönemde yürütülen soruşturmaların eksik kaldığına dair eleştiriler, aradan geçen yıllar içerisinde sürekli gündemde tutulmuştu. Şimdi ise bu yeni gelişmeler, o dönemdeki ihmallerin veya kasıtlı eylemlerin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Gülistan Doku'nun ailesi, yıllardır süren bu belirsizliğin artık sona ermesini ve sorumluların en ağır cezayı almasını talep ediyor. Hukukçular, bu yeni gelişmenin davanın seyrini tamamen değiştirebileceğini ve 'organize yapı' vurgusunun ceza kanunları kapsamında daha kapsamlı bir yargılamayı beraberinde getireceğini belirtiyor. Türkiye genelinde büyük yankı uyandıran bu dava, kadına yönelik şiddet ve kayıplar konusunda bir milat olarak görülüyor.
Soruşturmanın önümüzdeki günlerde genişletilmesi ve yeni gözaltıların yaşanması bekleniyor. Dosyadaki 'organize yapı' ibaresi, savcılığın sadece Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla değil, aynı zamanda o dönemki idari yapı içerisindeki usulsüzlüklerle de ilgilendiğini gösteriyor. Bu durum, davanın çok daha büyük bir skandalı açığa çıkarabileceği beklentisini doğuruyor.
Gülistan Doku davası, Türkiye'nin adalet mekanizmasının işleyişi açısından kritik bir sınav niteliği taşıyor. Gerçeklerin ortaya çıkması, sadece ailenin acısını bir nebze olsun dindirmeyecek, aynı zamanda toplumun hukuka olan güvenini de tazeleyecektir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.