
Diyarbakır ve Çanakkale'de Deprem Paniği: Olumsuz Bir Durum Yok
Türkiye'nin farklı bölgelerinde hissedilen iki ayrı deprem yaşandı. Diyarbakır ve Çanakkale merkezli sarsıntılarda herhangi bir can veya mal kaybı bildirilmedi.

Güney Kore'de görülen boşanma davasında mahkeme, SK Group Başkanı Chey Tae-won'un eski eşi Roh So-young'a yaklaşık 644 milyon dolar tazminat ödemesine karar verdi.
Güney Kore'nin en büyük holdinglerinden biri olan SK Group'un Yönetim Kurulu Başkanı Chey Tae-won ile eski devlet başkanı Roh Tae-woo'nun kızı Roh So-young arasındaki boşanma davası, ülkede şimdiye kadar görülmüş en yüksek tazminat tutarlarından biriyle sonuçlandı. Seul Yüksek Mahkemesi, Chey'in eski eşine hem nakit tazminat hem de hisse senedi varlıklarının paylaşımı kapsamında yaklaşık 644 milyon dolar ödemesine hükmetti. Bu karar, Güney Kore hukuk tarihinde boşanma davaları açısından yeni bir emsal teşkil ediyor.
Mahkemenin verdiği kararın temelinde, evlilik süresince biriken mal varlıklarının üzerinde her iki tarafın da emeğinin bulunduğu tespiti yatıyor. Özellikle SK Group'un büyümesinde Roh So-young'un babasının siyasi nüfuzunun ve ailenin katkısının önemli bir rol oynadığı mahkeme tarafından göz önünde bulunduruldu. Chey Tae-won, daha önce yaptığı savunmalarda bu varlıkların büyük bir kısmının aile mirası olduğunu iddia etse de, yargı süreci söz konusu şirket hisselerinin evlilik birliği içerisinde değer kazandığına kanaat getirdi.
Söz konusu boşanma davası, yıllardır Kore medyasının ve iş dünyasının yakından takip ettiği bir konu haline gelmişti. 2015 yılında Chey Tae-won'un evlilik dışı bir ilişkisi olduğunu ve bu ilişkiden bir çocuğu bulunduğunu kamuoyuna açıklaması, davayı çok daha karmaşık ve dikkat çekici bir noktaya taşımıştı. Roh So-young ise uzun süre boşanmaya karşı direnmiş, ancak nihayetinde tazminat talebiyle karşı dava açarak süreci hukuki bir mücadeleye dönüştürmüştü.
Bu denli büyük bir nakit ödemesinin SK Group'un yönetim yapısını ve hisse dağılımını nasıl etkileyeceği finans çevrelerinde merak konusu oldu. Uzmanlar, Chey'in bu ödemeyi yapabilmek için elindeki hisselerin bir kısmını satmak zorunda kalabileceğini veya kredi yollarına başvurabileceğini öngörüyor. Şirketin kurumsal yönetimi açısından bir istikrarsızlık yaşanıp yaşanmayacağı ise önümüzdeki günlerde yapılacak yönetim kurulu toplantılarıyla netleşecek.
Güney Kore'de boşanma davaları, özellikle yüksek profilli iş insanları arasında uzun yıllar süren ve karmaşık finansal denetimler gerektiren süreçler olarak biliniyor. Daha önce yaşanan benzer davalarda, genellikle mal ayrılığı rejimi üzerinden tartışmalar yürütülürken, bu karar evlilik birliği içerisindeki 'katkı payı' kavramının hukuki yorumunu genişletmiştir. Benzer davalarda tazminat miktarları genellikle çok daha düşük seviyelerde kalırken, bu dava hukuk fakültelerinde ders olarak okutulabilecek bir niteliğe büründü.
Mahkemenin bu kararı, Güney Kore'deki boşanma davalarında 'eşin katkısı' ilkesinin daha geniş bir şekilde yorumlanmasına yol açabilir. Gelecekte, özellikle aile şirketlerinin sahipleri arasında yaşanacak boşanmalarda, şirket değerindeki artışların doğrudan evlilik birliğiyle ilişkilendirilmesi daha sık görülecektir. Bu durum, aile şirketlerinin gelecekteki yapıları üzerinde doğrudan bir hukuki baskı oluşturma potansiyeli taşıyor.
Sonuç olarak, Chey Tae-won ve Roh So-young arasındaki boşanma davası, hem kişisel bir dramın hem de devasa bir finansal hesaplaşmanın kesişim noktasında duruyor. 644 milyon dolarlık tazminat, sadece bir ödeme değil, aynı zamanda Güney Kore'nin değişen toplumsal ve hukuki normlarının bir yansıması olarak görülüyor. Tarafların bu karara itiraz edip etmeyeceği ise davanın nihai sonucunu belirleyecek.
Yükleniyor...

Türkiye'nin farklı bölgelerinde hissedilen iki ayrı deprem yaşandı. Diyarbakır ve Çanakkale merkezli sarsıntılarda herhangi bir can veya mal kaybı bildirilmedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da gerçekleşen NATO Zirvesi'ne katılan liderlerden gelen geri dönüşlerin oldukça olumlu olduğunu belirtti. Erdoğan, özellikle ABD Başkanı Trump ile yapılan görüşmelerin atmosferine dikkat çekti.

24 Temmuz 2026 tarihinde Diyarbakır'da hissedilen sarsıntı, bölge halkında kısa süreli bir tedirginliğe yol açtı. AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından paylaşılan veriler, depremin büyüklüğü ve merkez üssü hakkında bilgilendirme sağladı.

Bursa'da bir kadının evinde ölü bulunmasıyla sonuçlanan olayın perde arkası aydınlatıldı. Yürütülen titiz soruşturma sonucunda, katil zanlısının maktulün komşusu olduğu ve ikili arasında daha önce çekilmiş bir fotoğrafın delil olarak kullanıldığı anlaşıldı.