
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Hamas, İsrail yönetimini Şarm El-Şeyh Anlaşması'nı ve ABD'nin Gazze planını ihlal etmekle suçladı. Örgüt, bölgedeki gelişmelerin ciddi tehdit oluşturduğunu duyurdu.
Hamas, yaptığı son açıklamada İsrail'in bölgedeki barış çabalarını ve varılan mutabakatları sistematik bir şekilde ihlal ettiğini öne sürdü. Özellikle Şarm El-Şeyh Anlaşması'nın şartlarının yerine getirilmediğini belirten Hamas yetkilileri, ABD Başkanı Donald Trump döneminde gündeme gelen Gazze planına da uyulmadığını ifade etti. Bu açıklamalar, Orta Doğu'daki zaten kırılgan olan ateşkes ortamının daha da gerilmesine neden oluyor.
Hamas'ın açıklamasına göre, üzerinde mutabık kalınan yol haritası İsrail tarafından tek taraflı olarak reddediliyor. Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Kudüs'teki mevcut durumun bir 'işgal' niteliğinde olduğunu savunan örgüt, İsrail hapishanelerindeki tutukluların durumunun da krizi derinleştirdiğini belirtti. Hamas yönetimi, uluslararası toplumu bu ihlallere karşı daha aktif bir tutum almaya davet ederek, bölgede yeni bir çatışma döngüsünün tetiklenebileceği uyarısında bulundu.
Şarm El-Şeyh Anlaşması, geçmişte bölgedeki tansiyonu düşürmek için atılmış önemli bir diplomatik adımdı. Ancak, anlaşmanın temel maddelerinin uygulanamaması ve taraflar arasındaki güven eksikliği, diplomatik süreçleri tıkamış durumda. Geçmişte yaşanan benzer süreçler, anlaşmaların kağıt üzerinde kaldığı ve sahada karşılıklı saldırıların devam ettiği bir kısır döngüyü işaret ediyor. Uluslararası gözlemciler, tarafların birbirini suçlamasının çözüm sürecini yıllarca geciktirdiğini belirtiyor.
Orta Doğu'daki bu diplomatik çıkmaz, sadece bölge ülkelerini değil, küresel güçleri de doğrudan etkiliyor. ABD'nin Gazze planı üzerindeki tartışmalar, İsrail ve Filistin arasındaki temel anlaşmazlık noktalarını tekrar gün yüzüne çıkardı. Uzmanlar, Hamas'ın bu çıkışının hem iç siyasetteki konumunu güçlendirme hem de uluslararası kamuoyunun dikkatini bölgeye çekme amacı taşıdığını ifade ediyor. Diplomatik çözüm yollarının tıkanması, bölgede insani krizin daha da derinleşmesine zemin hazırlıyor.
Hamas'ın bu sert açıklamaları, bölgedeki askeri hareketliliğin artabileceği endişesini beraberinde getiriyor. Eğer taraflar arasında yeni bir diyalog kanalı açılmazsa, mevcut gerilimin yerel çatışmalara evrilmesi muhtemel görünüyor. Uluslararası arabulucuların, gerilimi düşürmek için önümüzdeki günlerde yoğun bir diplomasi trafiği başlatması bekleniyor.
Sonuç olarak, Hamas'ın İsrail'e yönelik 'anlaşmalara uyulmuyor' suçlaması, bölgedeki barış sürecinin ne kadar zayıf bir zeminde oturduğunu gösteriyor. Çatışmanın çözümü için tarafların geçmişteki mutabakatlara sadık kalması ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesi şarttır. Bölge barışı, ancak karşılıklı adımların atılmasıyla mümkün olacaktır.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.