
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Çorum'un Boğazkale ilçesindeki 8 bin yıllık geçmişe sahip Hattuşa Antik Kenti'nde arkeolojik kazılar, 120'nci yılında Türkiye ve 4 ülkeden farklı branşlardaki 55 bilim insanının katılımıyla başladı.
Çorum’un Boğazkale ilçesinde bulunan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hattuşa Antik Kenti, 120’nci kazı sezonuna görkemli bir başlangıç yaptı. Anadolu tarihinin en önemli merkezlerinden biri olan bu kadim şehirde, Türkiye dahil olmak üzere beş farklı ülkeden gelen 55 uzman bilim insanı, bölgenin gizemlerini çözmek için bir araya geldi.
Kazı çalışmaları, sadece arkeologları değil; antropologlar, restoratörler, jeologlar ve epigrafistleri de kapsayan geniş bir disiplinlerarası ekip tarafından yürütülüyor. Almanya, İtalya, İngiltere ve Japonya gibi ülkelerden gelen uzmanlar, modern teknolojinin sağladığı imkanlarla antik kentin yapısal analizini gerçekleştiriyor. Özellikle toprak altındaki katmanların incelenmesi, Hitit İmparatorluğu'nun sosyal ve siyasi yapısına dair bugüne kadar bilinmeyen detayları gün yüzüne çıkarıyor.
Hattuşa, sadece Hitit dönemine değil, Kalkolitik çağdan itibaren yerleşimin kesintisiz sürdüğü 8 bin yıllık bir kronolojiye ev sahipliği yapıyor. Ekip, bu yılki çalışmalarda özellikle yerleşim dokusunu ve dönemin altyapı sistemlerini mercek altına alıyor. Elde edilen bulgular, antik dünyanın ticaret ağları ve diplomasi yöntemleri hakkında bilim dünyasına eşsiz veriler sunuyor.
Kazıların 120’nci yılına ulaşması, Türkiye’nin kültürel mirasına verdiği önemi ve sürekliliği vurgulayan önemli bir sembol olarak görülüyor. Geçmiş yıllarda bulunan çivi yazılı tabletler, bölgenin sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda dünyanın ilk yazılı barış antlaşmalarının imzalandığı bir diplomasi merkezi olduğunu kanıtlamıştı. Bu yılki kazılarda da benzer nitelikteki arşiv belgelerine ulaşılması hedefleniyor.
Bu kapsamlı çalışmalar, sadece akademik bir merakın ötesinde, bölgenin turizm potansiyelini ve tarihsel değerini korumayı amaçlıyor. Hattuşa’nın dünya genelinde daha iyi tanınması ve korunması için yürütülen dijital belgeleme çalışmaları da kazı sürecinin bir parçası haline geldi. Bilim insanları, elde edilen verilerin bir kısmını halka açık interaktif platformlarda paylaşarak tarihi bilgiyi demokratikleştirmeyi hedefliyor.
Hattuşa’daki bu hummalı çalışma, Anadolu topraklarının insanlık tarihi açısından ne kadar zengin bir hazine olduğunun somut bir göstergesidir. 120 yıl önce başlayan bu yolculuk, bugün uluslararası bir bilimsel iş birliğiyle geleceğe taşınmaya devam ediyor. Kazıların sonunda elde edilecek veriler, hem tarih kitaplarını güncelleyecek hem de bölgenin kültürel turizmdeki yerini pekiştirecektir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.