
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılının ilk altı ayında 10 bini aşkın hasta, hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT) hizmetinden yararlandı.
Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan güncel verilere göre, hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT) merkezlerine başvuran hasta sayısında ciddi bir yoğunluk gözlemlendi. Yılın ilk altı ayını kapsayan istatistikler, 1311'i acil vaka olmak üzere toplam 10 bin 93 hastanın bu tedavi yönteminden faydalandığını ortaya koyuyor. Geriye kalan 8 bin 782 hasta ise çeşitli kronik ve destekleyici endikasyonlar kapsamında tedavi süreçlerini tamamladı.
Hiperbarik oksijen tedavisi, hastanın tamamen kapalı bir basınç odası içerisinde, atmosfer basıncından daha yüksek bir basınç altında %100 saf oksijen soluması prensibine dayanır. Bu yöntem, vücuttaki dokuların oksijenlenmesini artırarak iyileşme süreçlerini hızlandırmayı hedefler. Özellikle kan dolaşımı bozuklukları, iyileşmeyen yaralar ve karbonmonoksit zehirlenmeleri gibi durumlarda kritik bir rol oynar. Modern tıp dünyasında, standart tedavi protokollerinin yetersiz kaldığı noktalarda HBOT, tamamlayıcı bir güç olarak öne çıkmaktadır.
Tedavinin acil endikasyonları arasında yer alan karbonmonoksit zehirlenmeleri, hava veya gaz embolisi ve ani işitme kayıpları gibi durumlar, hızlı müdahale gerektiren hayati vakalardır. Bakanlık verilerindeki 1311 kişilik acil vaka grubu, bu merkezlerin sadece kronik hastalıklarda değil, aynı zamanda hayati tehlike arz eden durumlarda da ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğunu kanıtlıyor. Uzmanlar, bu tür vakalarda altın saatlerin önemine vurgu yaparak, hiperbarik merkezlerin donanımlı olmasının tedavi başarısını doğrudan etkilediğini belirtiyor.
Geriye kalan 8 bin 782 hasta ise diyabetik ayak yaraları, radyasyon sonrası oluşan doku hasarları ve kemik iltihapları gibi uzun süreli tedavi gerektiren rahatsızlıklarla mücadele ediyor. Bu hastalar, genellikle haftalar süren seanslar boyunca oksijenin doku onarımındaki yenileyici etkisinden faydalanıyor. HBOT'nin sağladığı yüksek oksijen basıncı, hasarlı bölgelerde yeni damar oluşumunu teşvik ederek dokunun yeniden canlılık kazanmasına olanak tanıyor. Özellikle diyabetik hastalarda uzuv kaybı riskini azaltması, tedavinin en önemli kazanımlarından biri olarak görülüyor.
Türkiye, son yıllarda sağlık altyapısına yaptığı yatırımlarla hiperbarik oksijen tedavisi merkezlerinin sayısını ve erişilebilirliğini artırdı. Geçmiş yıllarda sınırlı sayıda merkezde sunulan bu hizmet, artık birçok büyükşehirde ve tam teşekküllü devlet hastanesinde ulaşılabilir bir seviyeye ulaştı. Sağlık Bakanlığı'nın verileri, bu merkezlerin verimli kullanıldığını ve hastaların tedaviye olan güveninin arttığını göstermektedir.
Önümüzdeki dönemde hiperbarik oksijen tedavisinin, spor yaralanmaları ve nörolojik rehabilitasyon süreçlerinde de daha aktif kullanılması bekleniyor. Teknolojinin gelişimiyle birlikte, taşınabilir basınç odaları ve daha konforlu tedavi ünitelerinin sisteme entegre edilmesi, hasta memnuniyetini ve tedavi başarısını daha da yukarı taşıyacaktır. Sağlık otoriteleri, bu alandaki uzman personel sayısını artırarak hizmet ağını genişletmeyi hedefliyor.
Sonuç olarak, hiperbarik oksijen tedavisi, Türkiye'nin sağlık sisteminde önemli bir yer tutmaya devam ediyor. İlk altı aydaki 10 binin üzerindeki hasta sayısı, yöntemin ne kadar geniş bir yelpazede ihtiyaç duyulduğunu gözler önüne seriyor. Bakanlığın kararlı politikalarıyla bu hizmetin daha geniş kitlelere ulaştırılması, toplum sağlığı adına atılan başarılı adımlardan biri olmaya devam edecek.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.