
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, 'Çerçeve Yasa'nın Sevr Antlaşması'nın yıl dönümüne denk getirildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, son dönemde sosyal medya platformlarında ve bazı yayın organlarında yer alan "Çerçeve Yasa'nın Sevr Antlaşması'nın yıl dönümünde kasıtlı olarak Meclis'e getirildiği" yönündeki iddiaları resmi bir açıklama ile yalanladı. Kurum, söz konusu iddiaların tamamen asılsız olduğunu ve kamuoyunu yanlış yönlendirme amacı taşıdığını belirtti. Bu tür manipülatif paylaşımların, toplumsal kutuplaşmayı artırmayı ve devlet kurumlarına olan güveni sarsmayı hedeflediği vurgulandı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yasama takvimi, anayasal bir süreç ve işleyişe göre belirlenmektedir. İletişim Başkanlığı, yasa tekliflerinin hazırlanma ve gündeme alınma süreçlerinin tarihsel sembolizmlerle değil, ihtiyaçlar ve yasal prosedürler doğrultusunda şekillendiğini ifade etti. Bu bağlamda, belirli tarihlerin seçildiği iddiası, yasama süreçlerinin doğasına aykırı bir komplo teorisi olarak nitelendirildi.
Günümüzde dijital platformlar, dezenformasyonun en hızlı yayıldığı alanlar haline gelmiş durumda. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bu tür iddiaların doğrulanmadan paylaşılmasının toplumsal huzuru tehdit edebileceği konusunda uyarıda bulundu. Kurum, vatandaşların yalnızca resmi kaynaklardan gelen bilgilere itibar etmeleri gerektiğini hatırlatarak, yalan haberle mücadelenin devletin öncelikli görevlerinden biri olduğunu belirtti.
Sevr Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde önemli bir tarihsel kırılma noktasıdır. Bu tarihi olayın, güncel siyasi tartışmalara alet edilerek bir "algı operasyonu" malzemesi yapılması, tarih bilinci açısından da sakıncalı görülüyor. Uzmanlar, tarihi olayların çarpıtılarak güncel siyasetin bir parçası haline getirilmesinin, toplumsal hafızayı zayıflattığına dikkat çekiyor.
İletişim Başkanlığı'nın bu net tavrı, dezenformasyon süreçlerine karşı devletin daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceğinin sinyalini veriyor. Gelecekte, dijital okuryazarlığın artırılması ve resmi kurumların hızlı bilgilendirme stratejileriyle, benzer manipülasyonların etkisiz hale getirilmesi hedefleniyor. Bu durum, bilgi kirliliğinin azaltılması adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
İletişim Başkanlığı'nın açıklaması, kamuoyunda oluşan soru işaretlerini gidermek adına zamanında yapılmış bir müdahale olarak öne çıkıyor. Gerçek dışı iddiaların çürütülmesi, toplumsal güvenin tesisi için elzemdir. Vatandaşların, paylaşılan her bilginin kaynağını sorgulaması, sağlıklı bir kamuoyu oluşumu için en büyük güvencedir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.