
ABD Başkanı Trump'tan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na Destek
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, ABD Başkanı Donald Trump tarafından bölgesel istikrar için önemli bir adım olarak nitelendirildi.

Eski NATO Genel Sekreteri George Robertson, İngiltere'nin savunma harcamaları konusundaki net olmayan tutumunu eleştirerek Ankara'daki zirvede dikkatleri üzerine çekti.
Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, sadece mevcut güvenlik stratejilerinin değil, aynı zamanda üye ülkelerin savunma bütçelerine bakış açısının da tartışıldığı bir platforma dönüştü. İngiltere'nin savunma politikasının mimarlarından biri olan eski NATO Genel Sekreteri George Robertson, Londra hükümetinin %3,5'lik savunma harcaması hedefine yönelik net bir yol haritası belirlememesini sert bir dille eleştirdi. Robertson, İngiltere’nin bu konudaki belirsiz tutumunun Ankara’daki oturumlarda 'soğuk bir karşılama' ile karşılandığını belirtti.
NATO üyesi ülkelerin gayrisafi yurt içi hasılalarının en az %2’sini savunmaya ayırmaları beklenirken, bazı üyelerin bu oranı artırma çabaları ittifak içinde yeni bir tartışma başlattı. İngiltere'nin bu oranı %3,5 seviyesine çıkarma vaadi, ittifakın genel savunma kapasitesini artırmak isteyenler tarafından olumlu karşılansa da, somut bir planın eksikliği güven sorununa yol açıyor. Robertson, bu durumun müttefikler arasında 'güven eksikliği' yaratabileceğini ve İngiltere’nin liderlik rolünü gölgeleyebileceğini savundu.
Ankara'daki zirvede İngiltere'nin savunma bütçesi üzerine yapılan bu eleştiriler, aslında geniş bir diplomatik gerilimin yansıması olarak görülüyor. İngiliz hükümeti, ekonomik zorluklar ile savunma ihtiyaçları arasında bir denge kurmaya çalışırken, müttefikler daha somut adımlar bekliyor. Robertson’un ifadeleri, İngiltere’nin savunma konusunda müttefiklerine karşı daha şeffaf ve kararlı olması gerektiği mesajını taşıyor.
İttifakın kuruluşundan bu yana savunma harcamaları, üye ülkeler arasındaki en kritik konulardan biri olmuştur. Özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemde birçok Avrupa ülkesi bütçelerinde kesintiye gitmişti, ancak son yıllardaki küresel güvenlik tehditleri bu durumu tersine çevirdi. NATO bünyesinde savunma harcamalarının artırılması, artık sadece bir tavsiye değil, bir zorunluluk olarak kabul ediliyor. Robertson'un eleştirileri, bu tarihsel sürecin güncel bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, İngiltere’nin savunma bütçesindeki kararsızlığın, Avrupa’nın güvenlik mimarisini zayıflattığı kanaatinde. Bir müttefikin savunma harcamaları konusundaki netliği, ittifakın caydırıcılık kapasitesini doğrudan etkiliyor. Robertson gibi deneyimli isimlerin yaptığı uyarılar, NATO içerisindeki 'yük paylaşımı' tartışmalarının önümüzdeki dönemde daha da şiddetleneceğini gösteriyor.
İngiltere'nin önümüzdeki aylarda açıklayacağı yeni savunma stratejisinin, bu eleştirilere bir yanıt niteliğinde olması bekleniyor. Eğer Londra hükümeti %3,5 hedefini net bir takvime bağlarsa, müttefikler arasındaki gerginliğin azalacağı ve NATO içerisinde daha uyumlu bir döneme girileceği öngörülüyor. Aksine bir durumda, İngiltere’nin ittifak içindeki ağırlığının sorgulanmaya devam edeceği aşikâr.
Sonuç olarak, İngiltere'nin savunma bütçesi üzerindeki tartışmalar, NATO'nun gelecekteki stratejik yönelimini belirleyecek önemli bir barometre görevi görüyor. George Robertson'un eleştirileri, ittifak içinde samimiyet ve somut adım beklentisinin ne denli yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Ankara'da yükselen bu sesler, savunma politikalarının artık sadece ulusal bir mesele değil, kolektif bir sorumluluk olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Yükleniyor...

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, ABD Başkanı Donald Trump tarafından bölgesel istikrar için önemli bir adım olarak nitelendirildi.

İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki Messina Bölge Müzesi'nde büyük bir sanat hırsızlığı yaşandı. Rönesans döneminin önemli isimlerinden Antonello da Messina'ya ait dört değerli eser kimliği belirsiz kişilerce çalındı.

Ukrayna, savaşın başından bu yana gerçekleştirdiği en büyük hava saldırılarından birini Rusya topraklarına düzenledi. Yüzlerce İHA'nın kullanıldığı saldırıda 6 kişi hayatını kaybetti.

ABD ve İran arasındaki gerilim sürerken, Neçirvan Barzani'nin Beyaz Saray ile İran Devrim Muhafızları arasında gizli bir iletişim kanalı kurulmasına aracılık ettiği öne sürüldü.