
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Tarayıcıların 'şifreleri hatırla' özelliği, siber saldırganların hedefi haline geldi. Uzmanlar, kaydedilen parolaların ve oturum çerezlerinin çalınmasıyla hesapların kolayca ele geçirildiğini belirterek kullanıcıları uyarıyor.
Dijital dünyada günlük işlerimizi kolaylaştıran 'şifre kaydetme' özelliği, günümüzde siber saldırganlar için en büyük veri madenlerinden biri haline geldi. İnternet tarayıcıları, kullanıcıların deneyimini hızlandırmak amacıyla parolaları ve oturum çerezlerini yerel bilgisayar hafızasında saklıyor. Ancak siber güvenlik araştırmacıları, bu verilerin kötü amaçlı yazılımlar tarafından kolaylıkla dışarı çıkarılabildiği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.
Siber saldırganlar, 'infostealer' olarak adlandırılan özel kötü amaçlı yazılımlar aracılığıyla tarayıcıların veritabanlarına sızıyor. Bu yazılımlar, tarayıcının şifrelenmiş verilerini ele geçirip saldırganın sunucusuna göndererek, kullanıcının tüm çevrim içi kimliklerini saniyeler içinde kopyalıyor. Özellikle oturum çerezlerinin çalınması, iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) sistemlerini bile aşarak saldırganın doğrudan hesaba erişmesine olanak tanıyor.
Birçok kullanıcı, tarayıcıların sunduğu bu konforu güvenlikten daha ön planda tutuyor. Ancak uzmanlar, özellikle ortak kullanılan bilgisayarlarda veya güncel olmayan yazılımlarda bu riskin katlanarak arttığını vurguluyor. Tarayıcılarda saklanan şifrelerin ana parolalarla korunmaması veya bilgisayarın zararlı yazılımlara karşı savunmasız olması, dijital varlıkların çalınmasını kaçınılmaz kılıyor.
Siber güvenlik uzmanları, tarayıcı tabanlı parola saklama yöntemleri yerine, özel şifrelenmiş parola yöneticilerinin (password manager) kullanılmasını tavsiye ediyor. Tarayıcıların kendi veritabanları yerine, veriyi uçtan uca şifreleyen bağımsız yazılımlar kullanmak, olası bir saldırı anında verilerin okunamaz kalmasını sağlıyor. Ayrıca, tarayıcı geçmişinin ve çerezlerin düzenli aralıklarla temizlenmesi, siber izlerin minimize edilmesine yardımcı oluyor.
Geçmiş yıllarda yaşanan birçok büyük veri ihlali, tarayıcı verilerinin ne kadar kritik olduğunu kanıtladı. Özellikle kurumsal ağlara sızan saldırganların, çalışanların tarayıcılarında kayıtlı olan şirket içi giriş bilgilerini kullanarak sistemlere erişim sağladığı birçok vaka rapor edildi. Bu durum, bireysel kullanıcıların yanı sıra kurumların da güvenlik politikalarını gözden geçirmesini zorunlu kılıyor.
Gelecek dönemde biyometrik doğrulama ve donanım tabanlı güvenlik anahtarlarının yaygınlaşması, tarayıcı tabanlı saldırıların etkisini azaltabilir. Ancak teknoloji geliştikçe, saldırı yöntemleri de evrim geçiriyor. Kullanıcıların dijital hijyen kurallarını benimsemesi, kişisel verilerin korunmasında en güçlü savunma hattı olmaya devam edecek.
Özetle, tarayıcılara kaydedilen şifreler pratik olsa da güvenlik açısından ciddi açıklar barındırıyor. Kullanıcıların şifrelerini daha güvenli yöntemlerle saklamaları, düzenli yazılım güncellemeleri yapmaları ve iki faktörlü doğrulamayı her platformda aktif tutmaları kritik bir öneme sahip. Dijital güvenliğin temelinde, kolaylıktan ziyade güvenlik odaklı bir yaklaşım benimsemek yatıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.